
Hala öyleyim,bilmediğim,anlamadığım tonla şey var hala..
Onları bir kenara kaldıracak olursam,artık benim de mimleyenlerim,arkadaşlarım,hatırlayanlarım var..
Nedendir bilinmez,insan heyecanlanıyor :)Ne yazarım ne çizerimin telaşesine kapılıveriyor..
Değerli arkadaşımız Gülcan ve Gelibolu17 beni mimlemiş..
Garip alışkanlıklarımı ve yapamadıklarımı 7 madde ile tanımlamam gerekiyor..
Aldı beni tatlı bir telaş .:)Aklıma hiç bir şey gelmiyor,beynim durdu sanki..Bir süre düşünüp taşınıp,şu sonuçlara ulaştım :
1- Güneşli havalarda dışarıda gezmeyi sevmiyorum.Biraz güneşte kalsam sanki zenciye dönüşecekmişcesine kaçıyorum güneşten..
2-20 yaşından sonra boy uzamaz diye ahkam kesip, 25 yaşında platesle boyumun uzadığına şahit oluyorum..Ve inanamıyorum..(Cidden 2 cm. kadar uzadım.)
3-Kriz borsası gibi bir ruh haline bürünüyorum bazen..Ben bile anlayamıyorum..Bir bakmışım,tabandayım bir de bakmışım tavan yapmışım.:)Çözemedim bir türlü,sanırım duygularımı uçlarda yaşıyorum…Ama olgun insan olmak bu değil,bu garip insan belirtileri.:) Olgunlaşmak adına daha çok fırın ekmek yemem lazım..
4- Bir işi bitirmeden diğerine başlamamak gerektiğini savunmama rağmen, yatağımın başucunda yarım bırakılmış ve bitirilmeyi bekleyen tam 7 adet kitap var…
5-Takdir-i ilahiye sonsuz inancım olmasına rağmen,bazen benim dışımda ve bana rağmen yaşadığım olayları sorgulama gafletine düşüyorum..
6- Lunaparktaki hiçbir oyuncağa binemiyorum..Çocuklar için olanlar dahil.:)Uçaktan acayip korkuyorum.:) Hatta denizin üzerinden geçerken korkum ikiye katlanıyor.Yüzmeyi çok iyi beceremediğimden olsa gerek,uçak düşünce boğularak ölmekten korkuyorum sanırım. 🙂 Hakket çok garip… Karaya düşsek yürür çıkarım belki kim bilir.:)
7- Araba kullanamıyorum..Ne zaman ki ”evet bu işi oldu” dedim, aksilikler yaşayıp pes ediyorum ve eşimin gönüllü şoförlüğü eşliğinde,güven içerisinde gezmeyi yeğliyorum..
Hatta bu konuyla ilgili,ufak tefek bir kitap yazabilecek ”anı” mevcut bende..:)
Yaşadığım fıkra gibi bir olayı anlatmak istiyorum müsaadenizle.:)
Karizma çizilecek ama olsun.:) Şaka yapıyorum,karizma bende taksan durmaz ve öyle takıntılarım yok şükürler olsun..Hem karizma erkek işi 🙂
Ehliyeti ilk aldığım zamanlar,eşimle birlikte hafta sonu tatilinden eve dönüyoruz bir gece vakti..
Yollar sakin olduğundan arabayı ben kullanıyorum..
Her şey normal ilerlerken,az ilerde trafik kontrol noktası var ve polis durmamı buyuruyor…
Eşim sağa çekmemi söylüyor ve ben sinyal bile vermeden sağa geçip zank diye duruyorum.:) ( Durabilmiş olmam bile büyük başarı,çünkü fren yerine gaza basıp,refüje girip ağaçları yerinden etmişliğim var öncesinde.:)
Polis geliyor hemen yanımıza ve ben öyle heyecanlanlıyım ki,sanki cinayet işlemişim,bagajda ceset var.:)
Polis gelip camı vuruyor,benim camı açmam lazım.:)
Camı açmak için düğmelere yöneliyorum fakat,aksilik bu ya,arka camlar açılıyor..
Neyin nerede olduğunu öylesine karıştırıyorum ki,ikinci hamlede nasıl beceriyorsam silecekleri çalıştırıyorum.:)
Eşimin müdahalesiyle camlar açılıyor ve memur ehliyet ruhsat istiyor.:)
Yanımızda şükürler olsun,hemen uzatıyorum çantadan çıkartıp..
Tamam diyor polis,devam edebilirsiniz..
Kısık sesle mırıldanıyorum:
-Ay ben devam edemicem.:)
Ben harekete geçmeyince polis soruyor;
-Bir sorun mu var?
Karanlık olduğundan yüzüm net değil ve benim nasıl kızarıp bozardığımı belki de yeşerip sarardığımı görmüyor polis.:)( Ben de görmüyorum ama tahmin ediyorum.)
Bu defa eşim giriyor devreye:
-Görüyorsunuz memur bey,arabayı ehliyet sürmüyor..Heyecan yaptı hanım,devam edemicekmiş,biz yer değişelim.Diyerek el koyuyor olaya.:)
Polisin söyledikleri aynen şunlar:
-Zaten biz bu bayanlardan çektiğimiz kadar kimseden çekmiyoruz trafikte..Bakın şu öndeki arabanın sürücüsü ehliyetsiz bir bayan,arabayı bağlamamız lazım,yarım saattir ağlıyor orda..Bir de kadın erkek eşittir diyorlar..cık cık…
Bence yanılıyor polis abimiz,benim gibi arıza olanlar da vardır muhakkak ama 🙂 erkeklerden kat ve kat güzel araba kullanan,kurallara uyan bayanların sayısı hiç de az değil..
İşte böylee,olay mahallinden epey uzaklaştıktan sonra normale dönebilmiştim ancak..
Neden o kadar heyecan yaptım,panikledim hiç bilmiyorum..
Ama hayatımda yaşadığım en komik ”an” lardandı.:)
Şimdilerde o zamana göre profesyonel şöför sayılırım ama,korkutuyor beni trafik kazaları..
Hatta yalnız başıma biyere gideceğim zaman,harekete geçmeden,eş-dost arayıp helallik dilemek geliyor içimden.:)
O sebeple de mümkün mertebe eşime muavinlik yapmayı yeğliyorum.:)
Ve aşağıda zikrettiğim arkadaşlarımı mimliyorum:
1. Aynur (küçük hala)
2. Banu’dan şımartan tatlar
3. sütüme saralleme karışma
4. Keyfeseyran
5. Düşbahçesi
6. durumutfak
7. dıydıycı hatun
8. umutluhayat
9. sevgilerimle
10. mintininmutfağı
12.lila-hand-craft
13-xcelis
14-mimosacafe
15-New York’tan
17-Mutfakistan
18-meyra
19-Nehire
20-Yeşim
Ve postuma Lord Fisher’in şu sözleriyle son vermek istiyorum:
Az korkun,çok umut edin.
Az yiyin,çok çiğneyin.
Az konuşun çok ifade edin…( Bunu yapabilmeyi çok istiyorum.:)
Az kızın,çok sevin;
İyi şeyler sizindir..