AVAKADO PASTASI VE TAVUKLU SEZAR SALATA :))

Afrika’nın uçsuz bucaksız topraklarında, ilkbahar yağışlarıyla  oluşup, yaz sıcağında yok olan geçici göller vardır..
Bu göllerin oluşumuna tanık olan yerlilerin de şöyle bir sözü :
” Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer,
Sular çekilince de karıncalar balıkları.”
Yani bugün üstünlük karıncadaysa,yarın balığa geçebiliyor veya tam tersi..
Karınca ya da balık olmanın sağladığı üstünlüğe sevinmek kendimizi kandırmaktan  öte bir anlam taşımıyor,çünkü gerçekte kimin kimi yiyeceğini,gerçekte suyun hareketi belirliyor..
Bugün yaşadığımız sağlıklı,mutlu,başarılı,mesut günlerin sonsuza kadar süreceğini düşünerek,şükrü unutup,kendimizi bulunmaz hint kumaşı sanarak (Artık öyle bir kumaş var mı orası da tartışılır ya,neyse..),çevremizdekilere gerek sözlerimizle,gerek davranışlarımızla üstünlük taslamak ne derece doğru?
Maksimum 80 yıllık bir zaman dilimini,mutlu olup,mutlu ederek geçirmek varken,gereksiz üzüntüler,incitmeler niye ?
”Sevelim,sevilelim,bu dünya kimseye kalmaz.” diyen Yunus Emre’ye kulak verip,sevgiyi tüm hücrelerimizde yaşamak varken,içimizdeki sevgi tomurcuklarını,kötü duyguların kurutmasına izin vermek neden?
Bu dünya hepimizin,Güneşimiz,havamız,suyumuz..
Hiç birimizin diğeri üzerine üstünlüğü yok aslında..
Eline silah alınca,kendisini güçlü görüp,karşıdakine namluyu doğrultan da,elbet bir gün o namlunun hedefi olacaktır..
Sular çekilince karıncalara yem olan balık misali..
Bu konulara nereden mi geldik?
Bugün hava muhalefeti sebebiyle evde mahsur kalmamdan.. 🙂
Evde olunca,uzun süredir haşır neşir olamadığım tv ile biraz  baş başa kaldım da..
Hep,bombalar,üzüntüler,haksızlıklar.Nolmuş bu dünyaya demekten kendimi alamadım..
Kimler,neden yapıyor bunları anlayamadım..
3 günlük diye tabir ettiğimiz geçici dünya için,bunca kavga gürültü koparken,şükrettim ve ”iyi ki insanoğlunun ömrü daha uzun değil.” dedim kendi kendime..
Yine de iyi insanların olduğunu bilmekten dolayı buruk bir mutlulukla,kapadım televizyonu,bir gün hep güzel haberler alabilmeyi dileyerek…

Yaşamamız için binbir türlü nimet vermiş Yaradan..
Dünyanın her bir köşesinde,tadı ve görüntüsü farklı binlerce nimeti bizlerin faydasına sunmuş..
Hele bizler,öyle zengin bir coğrafyada yaşıyoruz ki bunun için ne kadar şükretsek az..
Şu günlerde Avakadonun varlığı için şükretmekteyim çokça.:)
Tadını çok benimsediğim,başka bir tada hem çok benzetip,hem ne olduğunu anlayamadığım fakat zevkle tükettiğim bir sebze..
Hazırlanmasının pratikliği ve faydaları da,bana esrarengiz gelen tadına eklenince,avakado son zamanlarımın vazgeçilmezi diyebilirim..
Eşim ve oğlumun benim kadar hoşlanmadığına şahit olmak da,her daim sepetimde avakado olmasına engel değil..
Hatta çok rağbet görmemesinden kendi adıma hoşnut olduğumu bile söyleyebilirim.:)
Ailecek benim sevdiğim gibi sevmiş olsak,bana kalmazdı gibi.:)
( İçimdeki bencil kötü sese kulak verdim galiba.:)
Şaka bir yana,bence mutlaka denemelisiniz..

AVAKADO SALATASI: ( VEYA PASTASI:)

Malzemeler:

hazırlanması:

  1. Avakadoyu güzelce yıkayıp,kabuğunu soyuyor ve çekirdeğini çıkartıp bir kaba alıyoruz.
  2. Çatal yardımı ile iyice ezdiğimiz avakadoya,zeytinyağ,tuz,limon suyu,dövülmüş ceviz,dövülmüş veya rendelenmiş sarımsak ile, ince doğranmış maydonozları ekleyip karıştırıyoruz.
  3. Tost ekmeklerinin kenarlarını bıçak yardımı ile kesip,4 parçaya bölüp aralarına avakado salatasından koyarak üst üste yerleştiriyoruz.
  4. Kürdanla birleştirip,atıştırmalık pastacıklar şeklinde servis yapıyoruz..:)

Afiyet,şifa olsun inşAllah..

TAVUKLU SEZAR SALATA

Geçen yıldan kalma tavuklu sezar salatamız .:)
(Kendimi misafirlerime bayat salata ikram etmişim gibi hissettim.:)
Uzun süre önce,hakkında epeyce övgü aldığım salatayı,yine uzun süre önce hazırlamış ve oldukça da beğenmiştim..
(Hey gidi günler hey diyesim geldi.:)
Daha önceden denememiş olmamın sebebi ise,sosunu  gözümde büyütmemdi..
Baktım sos yapmayı beklersem,daha çok yıllar geçecek, ben de hazır sos ile hazırladım..
Size de tavsiyemdir,mutlaka ama mutlaka deneyin….
Yanında ekstradan bir  yemeğe ihtiyaç duyulmayacak kadar doyurucu..
Ve çok lezzetli..:)
Tarif için Cafe Fernando’dan faydalandım..
Sosu kendim hazırlamadığım için birebir ordaki tarifi uygulamadım fakat,tavuğu pişirme aşamasındaki uygulama benim için yeni ve çok faydalı  bir kazanım oldu..

Şöyle ki; 1 litre kadar soğuk suyun içerisine,1 çorba kaşığı tuz ve 2 çorba kaşığı şeker koyup,içerisine tavuk göğsümüzü koyup, buzdolabında  yarım saat bekletip,çıkarttıktan sonra iyice kurulayıp,yağı koyup kızarttığımız tavaya alıp nar gibi kızartıyoruz…
Bu tarifi,normalde pişireceğim tavuklarda da uyguluyorum ve sonuç kesinlikle harika..

Sezar salatanın tümüne dönecek olursak, oldukça pratik..
Kullanmamız gereken malzemeler ve yapımı ise şöyle:

TAVUKLU SEZAR SALATA:

malzemeler:

hazırlanması:

  1. Öncelikle tavukları şekerli ve tuzlu suda yarım saat bekletip,iyice kuruladıktan sonra,taze çekilmiş karabiber ve tuz ekleyip,zeytinyağ ile her yerini yağladıktan sonra,2 çorba kaşığı kadar zeytinyağı koyduğumuz tavada kızarana kadar pişiriyoruz.
  2. Marulları güzelce yıkayıp,kurulayarak servis tabağına alıyoruz.
  3. Ekmekleri küp küp doğrayıp,fırında kızartıp,marulların üzerine alıyoruz.
  4. Kızaran tavuklarımızı,biraz ılıdıktan sonra bıçakla ince şeritler halinde kesip,salatanın üzerine yerleştiriyoruz.
  5. Sosumuzu salatanın üzerine gezdirip,afiyetle yiyoruz..:)

Sağlıklı,huzurlu,sevgi dolu yarınlar diliyorum..
Afiyetle kalın…

↑
Exit mobile version