
Hoca Merhumun bir hikayesi vardır:
Hanımına der ki:
– Yarın hava iyi olursa tarlaya gideceğim, yağışlı olursa ormana…
Hanımı:
– İnşAllah de hoca, inşAllah de…
Hoca:
– Bu işin inşAllahı maşAllahı yok. Hava iyi olursa tarlaya gideceğim, yağışlı olursa ormana…
Ertesi günü sabah hava yağışlıdır. Baltasını omuzlayan Hoca, ormana gider. Yolda denk geldiği Sipahiler, Hoca’dan bir köyün adresini ve o köye nasıl gidebileceklerini sorar. Sipahilere aldırmayan Hoca yoluna devam eder.
Hoca’nın bu kayıtsızlığına öfkelenen sipahiler, Hoca’yı önlerine katar ve o köye giderler. Gece yarısı sipahilerden güç bela kurtulan Hoca, evin kapısının tokmağını vurur.
İçerden seslenen hanımı, “kim o?” diye sorar.
Nasreddin Hoca:
– Aç kapıyı hatun İnşAllah ben geldim…
Hoca Nasreddin misali,günlerdir kendimce planlar yapıyorum,bloga yazmak için..Akşam olsun kurstan gelince oturur yazarım diyorum,oturacak fırsat bulamıyorum.
Uyumazdan evvel,sabah erken kalkıp,bir yazı eklemeliyim diyorum,sabahın yazısını garantilemişcesine uykuya dalıyorum..
Sabah oluyor,ekstra çıkan işlerden sebep ps başına oturacak vakit bulamıyorum..
Koşturmaca içinde geçerken günler,bir boş gün yakalayıp seviniyorum, ”Ohh be” diyorum,bugün evdeyim,bugün yazarım şöyle rahat rahat bloguma,uğrarım dostlarıma,özlem gideririm..
Keyifle geçiyorum bilgisayarımın başına, bu defa da nete bağlanamıyorum.:)
Tüm bunlardan sonra düşünüyorum da,galiba ben kafamdan planlar yaparken İnşAllah demeyi unutuyorum..
Bugün aklıma Hocanın bu hikayesi geliyor ne hikmetse..
Yine kurstayım,fakat eve dönüp yazı yazma hayali kuramıyorum çünkü internet bağlantısı yok..
Yazamayacağımı bilmek içimi burkuyor,2-3 günlük bir sorun gözümde büyüyor,”Keşke yazabilseydim,inşAllah düzelir.”Diyorum..
Eve geliyorum ve eşim kısmen de olsa sorunu çözdüğü müjdesini veriyor..:)
Hay MaşAllah deyip soluğu bilgisayarımın başında alıyorum hemen..
Hazine bulmuşum gibi seviniyorum, acizliğimi hiç aklımdan çıkartmamam gerektiğini bir kez daha anlıyorum..
Kainata nispeten bir nokta büyüklüğünde bile olmayan Dünya’da sahipsiz olmadığımı,her halimden haberdar olanı ,her halimde hatırlamam gerektiğini de..
Herşeyin O Yüceler Yücesinin dilemesiyle olduğunu, dilimizden ve kalbimizden O’nu eksik etmeyerek,kendimize iyiliklerin en büyüğünü yapacağımızı hatırlatmak istiyorum kendime,hepimize…
Rabbim hakkımızda hayırlı olana gönlümüzü razı,gönlümüzün razı olduğunu da hakkımızda hayırlı eylesin inşAllah…
Duamızı da yaptıktan sonra,gönül rahatlığıyla tariflere geçebilirim…:)
Mevsim kış. Çarşı,pazar,manav birbirinden lezzetli ve faydalı sebzelerle yeşilliklerle dolu..
Bunların içerisinde faydası ve lezzeti en bol olanlarından biri semizotu şüphesiz..
Her türlü sebzeye yakıştırdığım bu sevimli yeşili en son barbunya ile hazırladım ve çok beğendim..
Deneme sırası şimdi sizde.:)
Afiyet,şifa olsun inşAllah..
BARBUNYALI SEMİZOTU SALATASI:
malzemeler:
- yarım bağ semizotu
- 1 su bardağı haşlanmış barbunya
- 2 adet taze soğan
- 1 adet limon,
- 1 adet büyük domates
- 3 çorba kaşığı zeytinyağ
- tuz
hazırlanması:
- Semizotumuzu güzelce yıkayıp,elimizle parçalara ayırıp geniş bir kaseye alıyoruz.
- Haşlanmış barbunyaları,ince doğranmış domates,taze soğan ve ince kıyılmış çeyrek limonu ekleyip,yağını ,tuzunu da ilave ederek karıştırıp servis yapıyoruz..
Beyaz lahana sarmayı pek beceremediğimden, aslında bunun için uğraşmak istemeyişimden kolay kolay lahana almazdım manavdan..Fakat şu salatayı yaptıktan sonra neredeyse dolabımdan hiçeksik olmayan sebzelerden biri haline geldi lahana..
İster çay sofrası olsun ister yemek..
Her ikisine de çok yakışıyor,çok beğeniliyor,herkesten tam not alıyor..
Mutlaka denemenizi tavsiye ederek tarifi veriyorum.
HAVUÇLU LAHANA SALATASI :
malzemeler:
- 7-8 yaprak beyaz lahana
- 3 adet orta boy havuç
- 1 tutam dereotu
- 1 su bardağı iri dövülmüş ceviz
- 1,5 su bardağı süzme yoğurt
- 4 yemek kaşığı mayonez
- 3 diş sarımsak
- tuz
hazırlanması:
- Lahanayı güzelce yıkayıp,incecik doğrayıp derin bir karıştırma alıyoruz.
- Havuçların kabuklarını soyup rendeledikten sonra,tavaya alıp,üzerine mayonezi ekleyerek havuçlar yumuşayana kadar soteliyoruz.
- Dereotunu incecik doğrayıp,lahananın üzerine ekliyoruz.
- Yoğurda azıcık su ilavesiyle kaymak kıvamında inceltip,lahananın üzerine ilave ediyoruz.
- Tuzunu,rendelenmiş sarımsağını ve iri dövülmüş cevizleri ekleyip karıştırıp servis yapıyoruz..
-
2 su bardağı kuskus
-
1 çay bardağı haşlanmış mercimek
-
1 tutam dereotu
-
1 adet taze soğan
-
1 tutam maydonoz
-
3 çorba kaşığı zeytinyağ
-
tuz
-
yarım limon
-
Ortaboy tenceremize 5 su bardağı sıcak su koyup,kaynayınca kuskusları ilave ediyoruz.Eğer hazırda haşlanmış mercimeğimiz yoksa, 1 saat önceden sıcak suda beklettiğimiz mercimekleri de kuskusa ekleyebilirz.
-
Kuskuslarımız pişince,süzgeçten geçirip,salata karıştırma kabımıza alıp,üzerine ince kıyılmış,dereotu,maydonoz,taze soğan ile yağını,tuzunu ve limonunu da ekleyerek karıştırıyoruz.