
Çoğu kez hayıflanmışımdır mevsimleri öğrendiğim zaman aklımda yer eden bol karlı,kardanadamlı kışları yaşayamıyor olmaktan..
4 mevsimin resimlendiği her karede bembeyaz bir örtüye bürünmüş olan malum mevsim hiç uğramaz bizim buralara..
Bizim yazımız da birdir kışımız da..
Güneşimiz eksik olmaz amma,kışın kupkuru soğuk da çekilmez gelir çoğu kez..
Şöyle arada bir de kar serpiştiriverse de kuru kuru üşümesek diye düşündüğüm vakidir..
Yaylamıza yağan karlara şahitlik etmişliğim, beyaz bir rüyaya uyanmışlığım vardır fakat, güneş izin vermez dolu dolu kar sefası yaşamamıza..
Yağar,erir ve geçip gider..
Hal böyle olunca,televizyonda buz pistine dönen yolları bile imrenerek izlemişliğim vardır.:)
Hep güzel taraflarını hayal ettiğimden,zahmetli tarafları gözümün önünden aklıma uğramadan geçip gitmiştir..
Ta ki bizzat kara kışla yüz yüze gelene kadar..:)
Biz istedik diye midir yoksa,olacağından mıdır bilinmez 🙂 ertesi gün başladı pamuk pamuk karlar yağmaya..
Pencereden izlemek ayrı güzel,yağan karın altında keyif yapmak ayrı.
Resim çekme konusunda biraz sıkıntı yaşadığımı itiraf etmeliyim.:) Eldivenle makineye hakim olamazken,eldivensiz de soğuktan dolayı ellerime hakim olamadığımdan öyle bol bol resimler çekemedim.:)
Üç-beş kareden sonra verdim makineyi Emirhan’a ,Azra’ya 🙂 Özellikle Emirhan’ın çektiği resimlere hayran oldum.
Yukardaki resim de,bunlardan bir tanesi..Kar yağışından ziyade,benim havaya fırlattığım karları havada öyle güzel yakalamış ki bayıldım..:)
Resimlere bakınca düşündüm de,galiba bu tatilin en keyifli anlarından birisi şüphesiz kardan kız ve oğlanı yaparken yaşadığımız anlardı.
Ablamın,çocuklarımızın yoğun gayretleri sonucu ortaya çıkan bu şirinlikler neşemize neşe kattı.
Onların ortaya çıkmasıyla kendimizi dünyadaki ilk yüz naklini gerçekleştiren doktorlar kadar büyük bir iş başarmışcasına takdir ettiğimizi belirtmeden geçemicem.:)
Karla ilgili hayallerimizi gerçekleştirdiğimiz güzel günlerin ardından,aşırı kar yağışı ve buzlanma sebebiyle arabamız mahsur,eşlerimiz zorda kalınca gördük ki, karda yaşamak kolay değil..
Hele şehir merkezinde eriyen karların ardından çamurlaşan yolları,kat kat giyinmiş yurdum insanlarını,sürekli işyerlerinin önünü temizlemek için çaba harcayan esnafı,buzlayan çatıları gördükten sonra,daha iyi anladık ki,herşey uzaktan görüldüğü gibi hiç değil..
Güzel taraflarının tadını çıkartmış,alacağımız dersi de almış olarak 1 haftanın sonunda tekrar düştük yollara ve ver elini ANTALYA .:)
– 17 derece sıcaklığı rüyamda bile görmemişken birebir yaşadıktan sonra,memleketimize ayak basıp da akşamın bir vakti o ılık ve naif havasını soluyunca anladım ki,Antalya gibi diyar yok.:)
( Yaz gelip de öfleyip pöflemeye başlayınca biri bana bu yazdıklarımı hatırlatsın lütfen.) 🙂
Halbuki dönüşümüz kara kışın tüm yurtta etkili olduğu, soğukların heryeri deyimi yerindeyse esir aldığı döneme denk gelmişti fakat,Antalya bana öyle yumuşak geldi ki, sarıp sarmalamak geldi içimden,daha çok sevmek,”iyi ki”lerden müteşekkil bir satır satır şiirler döşemek.:)
Ve kışın o ağır şartlarında yaşam mücadelesi veren herkes için Rahman’dan kolaylıklar dilemek..
Beyazın masum görüntüsünün ardındaki zorlukları yaşadıktan sonra,maviyle aramda derin bir bağ oluştu sanki.:)
Her tonu ayrı güzel,her tonundan ayrı bir huzur verici ferahlık fışkırıyor,insan hayran olmaktan kendini alamıyor.
Minik oğlum da bu güzelliğin büyüsüne kapılmış olsa gerek,dalıyor denize.
Biz kardeşimle ayrılırken,ona duyuramıyoruz sesimizi veya duymak istemiyor.
”Dalgalarlda olan oyunum çok güzeldi,onlarla arkadaş olmuştum,niye bozdunuz ki? ” diye sitem ediyor..
Neyse ki, her yanımız deniz..
Başka sahillerde,başka dalgalarda arkadaşlık sözü vererek alıyoruz yanımıza Kaan’ı ve yol alıyoruz başka sahillere…
Sahilden sahile dolaşıyoruz tatilimizin son gününde..
Gök-yer masmavi..
Tek bulut bile yok!
Şubat ayında olduğumuza inanmakta zorlanıyorum bu manzaralar karşısında..
Yurdun dörtbir yanında kış tüm şiddetiyle devam ederken,biran önce baharın gelmesini diliyorum en içimden..
Ve son olarak bu tatilde de bana en sevimli gelen şey 🙂
Minik kuzenim Azra Mina..
O bizim prensesimiz,pamuk şekerimiz..:)
Bu yazıma da bu güzellikle son vererek herkese gönüllerince geçirecekleri yeni bir dönem diliyorum..