Hz. Mevlana’dan…

*  Üzülme!.. Dert etme can!.. Görebiliyorsan, dokunabiliyorsan, nefes alabiliyorsan, yürüyebiliyorsan… Ne mutlu sana!.. 
Elinde olmayanları söyleme bana… Elinde olanlardan bahset can!… 
Üzülme!.. 
Geceler hep kimsesiz mi geçecek?.. Gidenler dönmeyecek mi?.. 
Yitirdiğin her ne ise; bir bakarsın yağmurlu bir gecede veya bir bahar sabahında karşına çıkmış…
 Bil ki! Güzellikler de var bu hayatta… Gel-git’lerin olmadığı bir hayat düşünebilir misin?..Hüzün olgunlaştırır …Kaybetmek sabrı öğretir…
 
* Sen sanır mısın ki dert kötüdür. Hayır! Dert devaya bir davetiyedir. Dert ve düşkünlük yer alçağına benzer, deva ise suya. O yüzden nerede dert varsa deva oraya koşar. Neresi alçaksa su oraya akar. O halde derdini sev, ilahi rahmeti celbeden kırıklığını nimet bil..
 
* Hz. Mevlana’ya sordular: Neden senin müridlerin geçmişi karanlık, kötülüklerle dolu, hor hakir ve fakir kimseler?
 Hz. Mevlana: “İçinizde günahı olmayan var mı?” 
Sustular. 
“Benim müridlerim iyi insanlar olsalardı ben onların müridi olurdum. İyilerle herkes hasbihal eder, kötüleri kucaklayacaksın ki,tedavi olsunlar. Biz kötüleri ve günahkarları iyi yapmak için dünyaya geldik. Müridlerimi kınayacağınıza aynayı kendinize tutun…”
 
* Ey Gönül! Damlayı anlayan deryayı nasıl aramasın, deryayı bulansa damlayı nasıl bırakmasın?.. Ey fâni sevgili! Sen, Bâki Sevgili’nin (c.c.) pırıltısını aksettiren bir damla nisbetindesin, lakin görevin bitti artık perdeyi yırtma vaktidir.. Zira perdenin ardından derya bize göz kırpmada…
 
* Tut ki bütün doğuyu, batıyı zaptettin, her tarafın saltanatına sahip oldun. Madem ki bu saltanat kalmayacak, sen onu bir şimşek farzet; çaktı ve söndü. Ey gönüllü uyuyan, ebedi kalmayacak mülkü bir rüya gibi bil…
 
* Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten, ”Ne yapalım, kaderimiz böyle” deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin, ne de hayat karşısında çaresizsin..
 
* Ey burnu kanasa hemen kadere küsüp yüzünü ekşiten. Gülden hiç ders almıyor musun? Bütün yaprakları tek tek yolsan gül yine de gülmekten vazgeçmez. Hale razı oluş şükürdür. Gül de daimi bir şükür makamındadır. Hem bilmez misin ki başına gelen sıkıntılar aslında daha büyük bir sıkıntıya set olur da başındaki belayı def ederler. O halde yüzün gülsün..

* Allah (c.c.), lütfu ve keremiyle, bol ihsanları ve nimetleriyle öncekilere ve sonrakilere, vefalı olanlara ve vefalılara benzemek isteyenlere merhamet etsin. O, kendisinden istenenlerin en hayırlısı ve kendisinden umulanların en üstünüdür. Allah, en iyi koruyucu ve merhamet edenlerin en merhametlisidir. Dostların en iyisidir.
 
 Dostların en güzeline,en iyisine nazlanır niyazlanırken hatırlamak ve hatır edilmek duası ile..
Exit mobile version