
( Görsel netten alıntıdır)
Gencecik bir kız.
Adı Hasret
Ailesine göre 22, kimlik kartına göre 15 yaşında.
Yaşının önemi yok aslında.
Beni sarsan,isyan ettiren, yaşadıkları..
Veya yaşamaya hakkı olup da yaşayamadıkları.
Takvimler 21.yüzyılı gösteriyor ama, yaşanan insanlık dışı olaylar,kadınların kızların para ile alınıp satılabilen eşya muamelesi gördüğü, diri diri mezara gömüldüğü tarihin kara dönemlerini aratmıyor!
2013’ girmek için gün sayarken, gencecik bir kız öz ailesi tarafından,tacize uğrayıp hamile kaldığı gerekçesiyle boğulup çaya atılıveriyor..
Allah’ın verdiği can, Allah’ın verdiği yaşam hakkı hiçe sayılıyor.
O’nun kullarına sağladığı irade hakkı da..
NEDEN?
Hasret, istemeyerek evlendiği kişiyle mutlu olamayıp,ailesine sığınıyor.
Bu defa da kuzenleri tarafından rahatsız edilip, hamile bırakılıyor!
Onu hamile bırakanlar evlenmek istemiyorlar.
Hal böyle olunca kendilerini kanun koyucu, düzeni sağlayıcı olarak gören! aile fertleri,durumun vehametinden sebep, Hasret’i ortadan kaldırıp,namuslarını temizlemeyi, üzerlerine bulaşan kirden arınmayı görev bilip, boğuyorlar gencecik kızı!
(Yapılan otopsi sonucu,boğularak öldürüldüğü tespit edilip,ciğerlerinde dere suyu bulunmuş.)
Onu o hale getirenlerse ortalarda yok!
Zaten onların suçu da yok!
Suç Hasret’te!
Otursaydı ya kocasının dizinin dibinde!
Dönüp gelmeseydi ana evine.
Kadın dediğin,kocasının yanına yaraşır nihayetinde!
Mutluymuş,mutsuzmuş kimin umrunda!
‘Elalem ne der’ler varken, töreler vicdanlara hükmederken, dört bir yanımız dinin yerini alan hurafelerle çevrilmişken, bir kadının mutlu veya mutlu olması ne kadar önemli olabilir ki?
Kim önemser bunu ,kim bu gidişe dur diyebilir ki ?
O kıza o kötülüğü yapanları ‘’erkektir,elinin kiridir,ne yapsa yeridir!’ zihniyetiyle yetiştirip,kızlarına eşya muamelesi yapan ailelerden ne beklenebilir ki?
Durum vahim.
Durum fena!
Ne akla sığıyor, ne imana, ne de vicdana!
Ne oluyor bu insanlara diyorum çaresiz..
Kalplerine karlar mı yağmış?
Bu kadar mı donmuş yürekleri?
Yok muydu o kızı mutlu etmenin,insana yaraşır bir hayat sağlamanın çaresi?
Dün Hasret,bugün Zeynep,yarın Ayşe…
Zihinler değişmedikçe, kalıplar sökülmedikçe ardı arkası kesilmeyecek.
Kadına şiddet hız kesmeden devam edecek.
Kimbilir daha kaç kadın adına töre! denilen lanet olası,sonsuza kadar kaybolası uygulama yüzünden,gençliğinin baharında sökülüp alınacak hayattan!
Ne zaman ki adalet,bir kelime olmaktan öte, bir yaptırım mercii olarak yer edinecek dünyada,ne zaman ki insanlar inançlı, ahlaklı,düzgün bireyler olup,o doğrultuda insanlar yetiştirip, hükmü Allah’a bırakmayı becerecek,işte belki o zaman daha yaşanabilir bir yer olacak dünya.
Aksi takdirde işlediği ayıp! yüzünden,cenazesi ortada kalan kızlar,sözlü, fiziksel şiddete,hakarete maruz kalan, dünyaları mahvedilip, inançları zedelenen kadınlardan geçilmeyen bir yere dönüşecek!
Biz kadınlar olarak, şu yüzyılda,cahiliye dönemini aratmayan uygulamaların son bulması için bir adım atabiliriz.
Daha çok tedbir alınıp, daha çok madur kadına kucak açılıp,geleceğinin güven altına alınması adına, ulaşabileceğim en etkili mercii olacağını düşündüğüm Başbakanlık İletişim Merkezine konu ile ilgili düşünce ve temennilerimi yazıp gönderdim.
Ne kadar çok başvuruda bulunulursa,o kadar ses getireceğini düşünüyorum.
Sadece 5 dakikanı alacak olan bu uygulamayla, bundan sonrası için, hemcinslerine destek olmak istemez misin?
Kadınların itilip,kakılmadığı, insanca yaşadığı bir Türkiye için elele diyorum ben.
Var mısın?