
Bugün şehrime yağan yağmur,sanki içime içime yağıyordu.
Havanın kasveti,beni de sarıp sarmalamış, sanki o koyu griliğiyle,beni boğmaya çalışıyordu.
Biliyorum alışkın değilsiniz benden böyle cümleler duymaya.
Amma velakin,içte ne varsa,dışa da o vuruyor.
El,mahkum..
Gönüldeki neyse, içten geçen ne idiyse, onu yazıyor,başkasına gitmiyor el,harfleri bir araya toplayamıyor,olmuyor…
Ben böyle karanlık karanlık otururken, panelime gelen yorumlar gördüm.
Sevgi,samimiyet dolu.
Birden,içime güneş doğdu.
Karanlıklarım,beni boğmaya çalışan gri bulutlar aynı anda kayboldu.
Bazı kereler, olduğu ve yine benim sizlerle tedavi olduğum gibi.
Bazı kereler, yılıp,sonra içten bir sesle doğrulup ayaklandığım gibi.
Çok güçsüz bir insanım aslında.
Yenilgilere, incinmelere bir o kadar müsait.
Sen,o,şu gibi, herkes gibi..
Ufacık şeylere de gereğinden fazla sevinip,kendisini bile şaşırtacak kadar garibim sonra..
Bazen en tepede,bazen de dipteyim.
Çok şükür,çoğu kere orta halde, olmam gereken yerdeyim.
Belki ,duygularımı yoğun yaşayışımdan, başkası için çok önemsiz olabilecek şeyler benim için çok yapıcı veya yıkıcı olabiliyor.
Sanırım,insanlık hali deyip geçmeliyim.(Şimdi yeri değil,daha sonra irdelemeliyim.)
Zaten neden geldim ben yazmaya?
Durduk yerde değil ya!
Böyle nedensiz yere moralsiz olduğum zamanlarda, o gelen sıcacık sözleriniz var ya..
İçimi,insan sevgisiyle dolduran,baharlar getiren kara kışıma,yaşam enerjisi veren,beni kendime getiren,silkeleyen..
İşte bundan.
Çünkü insanız.
Mutlu da olabiliriz,mutsuz da.
Güçlü de ,güçsüz de..
Ama,her zaman, bizi anlayan,dinleyen,sevip,sayan insanlara muhtacız.
Kim olursak olalım.
Zaten insanın en büyük derdi de anlaşılmak değil mi?
Ne demiş hz. Mevlana;
Beni bir ben bilirim,bir de beni YARATAN,
Bana bir ben lazımım,bir de beni ANLAYAN…
İnsan kendi kendini bile,tam anlamaktan acizken,tutup da başkasının,tüm şifreleri çözmesi değil elbet,anlatmak istediğim..
Bir ses gelmesi beklenmedik yerden,bir sözün yüceltmesi seni, hiçbir menfaat gözetmeden..
Şükürler olsun sevgili blogum, Umut Sepeti’m, bu seslerin bana yansımasına,muhabbetin dalga dalga yayılmasına yegane sebep oldu.
Ve Umut Sepeti’nin hala var olmasına da sizler..(Şu şapkalı a olayını da çözemedin hala!)
Bu sebepten, her birinize ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum..
Bana terapi gibi gelen sözlerinizle, gülümseten latifeleriniz,sıcacık sohbetinizle..
Umarım,blogumuzun yeni yüzüyle daha güzel,daha neşe ,sevinç ve umut dolu paylaşımlarımız olur.
Yüreğimden hiç ama hiç eksik olmayın..
Yüzümde oluşturduğunuz her bir tebessüm için, hazinesi sonsuz olan Hz. mevla, binlerce tebessüm sebebi göndersin Melekleriyle siz güzelliklere…
Dua ve muhabbetle…
not: Bir de hakkımda yazısı çiziktirdim. Yazı değil,destan gibi dursa da,bir göz atmanızı isterim.Orda da güzel şeyler yazdım sizin için.:)