KORKUYORUM !

Zaman zaman bahsediyorum, tv ile aram olmadığından..

Hangi vakitte hangi program,hangi kanalda ne var pek bilmem.


Açık konuşmak gerekirse,bunun eksikliğini de  hissetmem.


Nette yarım saat haber turu yapmak yeter  artar bana,fazlası için vaktimi,beynimi meşgul etmek istemem..


Hele diziler..


Hepsi birbirinin neredeyse aynı olan,kişiye zerre faydası dokunmayan,insanlarda varla yok arasındaki samimiyete gölge düşürüp,güvensizliğe,şüpheye sevk eden,aile bağlarını,insani duyguları yavaş yavaş yok etme odaklı o diziler..


Onlardan haberdar olmak için,sabah akşam tv karşısında oturmaya gerek de yok üstelik, çevre vesilesiyle,nette izlemek istediğin bir video öncesi bile ,haberdar ediliyorsun,istemesen,merak etmesen bile..


Biraz önce,ben nette gezinir,eşim tv de takılırken uykusu geldi ve televizyonu açık bırakıp gitti..


O giderken bende kulaklık,tv de güzel bir belgesel vardı..


O gitti,benim canım su istedi.


Kulaklığı çıkarttım,mutfağa gidip suyumu içip geldim ve belgesel bitmişti..


Bir dizinin tekrarı vardı ekranda,dizide de hepsinin elinde silah olan insanlar..


10 dakikayı geçmedi seyrim,ürktüm,korktum,birden hayattan soğudum..


İyi ve kötü iki tarafın mücadelesini anlatıyordu dizi..


İyi olan,yardım dileyip silahını ateşledi,yardım edildi kendisine,kötüleri alt etti..


Sonra,iyi olanlar ,kötülerin başına üşüşüp, vurdular,kırdılar, bağırıp çağırdılar..


Onlar iyiydi ama, yaptıkları iyi olanla, iyiye ulaşmak isteyenle bağdaşmayacak kadar kötüydü..


Silahlar susmadı,entrikalar hız kesmedi..

Sayılı dakikalarda,  gözün görebileceği türlü nahoş sahneler birbirini tekrar etti!

10 dakikayı geçmedi seyrim,üzüldüm,kırıldım, tüm bunları neden yaptıklarını kavrayamadım..

İyi kimdi,kötü olan neydi,hayatın gayesi  kimlerin elinde  esirdi,insan dünyaya niçin gönderilmişti ve daha bir sürü soru yankılandı da beynimde,ben cevap bulamadım..

Korktum,çok korktum..

Hâlâ da korkuyorum..

Yaşanabilecek onca güzel şey varken, paylaşabilecek milyon iyilik bulabilecekken,bu dünya hepimizinken, hayatı böyle çirkinleştirdikleri için,elimde değil üzülüyorum..


Yarınlara umutla bakmaya adamışken kendimi, kötü olanın bu kadar gözler önüne serilmesinden,hayallerimizin sekteye uğratılmasından korkuyorum..

Sebebsiz bir kavganın ortasına itilen, topu topu üç gün olan hayatı  sevgisiz bir ömre kurban edilen insanları düşündükçe içimde derin bir acı hissediyorum..

Sonra herşeye rağmen,umudu kaybetmemek gerektiğini hatırlatıyorum kendime.

Korkularla dolu bir hayat,umutsuz,kötü bir dünya istemiyorum..

Sevgi olsun,saygı olsun..

Ve artık lütfen ve artık n’olur  insanlık huzur bulsun..

Exit mobile version