Sokaktaki İnciler..

Yıllar önceydi..
İlk defa Fatih camiinde görmüştüm onları..
Ben çocuktum,onlar da..
Ailemle birlikte  gezmeye gelmiştik İstanbul’a.
O güne kadar evsiz,ailesiz çocukların varlığından bihaberdim.
Hele benimkiler gibi,dakika gözünün önünden ayırmayan  bir ailem olduğundan, herkesleri kendim gibi bilirdim..
Oyuna dalıp havanın karardığını fark etmeyip eve geciktiği için,her çocuğun annesinden bir ton azar yediğini,halasında kalabilmek için bile kerelerce dil döktüğünü zannederdim..
Eğer o gün,orada ,o caminin bahçesinde,eskimiş pörsümüş tek kişilik sünger döşeklerde yatan,birilerinin camiye gelenleri rahatsız etmesinler diyerek dürtükleyerek uyandırmaya çalıştığı o çocukları görmeseydim, o yaşta sokak çocuklarının! varlığını nereden bilebilirdim?
İşte o gün öğrendim..
Öğrendim ki,her çocuk ben ve arkadaşlarım gibi değilmiş..
Öğrendim ki,her anne baba evladını bizim bildiklerimiz gibi sahiplenmez,kimsesiz,bir başına,tehlikelerin,kötülüklerin orta yerine terk edebilirmiş..
O günden sonra televizyondan da öğrendim ki, bu çocuklar tehlikeden korunabilmek için,kendileri tehlikenin ta kendisi olurlarmış..
Sevgisizliğe mahkum edildikleri,itilip,ötelendikleri ,iyi insanların sessizliğinden sebep,kötülerin elinde bir kötülük makinesine  dönüştürülmeye çalışıldıkları  hayatta,güzel olandan,bir çocuğa,insana yakışandan uzaklaştıkça uzaklaşırlarmış..
En kötüsü de, tüm insanlar bunu kanıksar,onca yavrunun mahvolup,mahvetmesine alışır ve umursamazmış..
Duyarsızmış insanoğlu, ”Her koyun kendi bacağından asılır!”diye düşünür,başkaları,hele ki sokak çocukları için,kıymetli vaktini ve beynini  yoramazmış!
Hem niye yorsunmuş ki zaten!
O çocukları,o salmamış ya sokağa!
Anne babasının sahip çıkmadığına,kol kanat germeye çalışmak da,insanın gözünde beyhude bir çabaymış!

Miş,mış…

Televizyonda ne zaman sokakta kalmış bir çocuk görsem,hep o cami bahçesindeki çocuklar gelir hatırıma..
Elimden gelen bir şey olmadığından,üzülür,öfkelenir,kendi kendime söylenir,bir de içimde kocaman bir acı hissederim..
Bir kaç gün önce yine gördüm onları..
Ama bu defa çok farklıydı..
Siirt emniyet müdürlüğü sokaktaki incilere sahip çıkmıştı..
Nasıl sevindim,nasıl ümitlendim anlatamam..
Türlü sebeplerden ötürü,sokakları mesken tutan çocuklar Siirt emniyet müdürlüğünün başlattığı ”Sokaktaki inciler” projesiyle sokaklardan alınıp, olmaları gereken yerlere; okullara yerleştirilmişler..
İçlerinde ilk defa sinemaya giden,ilk defa futbol oynayan,bu yüzden çok mutlu olan çocuklar var..
Geleceğe umutla bakan..
Sokaklardan alınıp,okutulan ve son derece başarı gösteren çocuklar var,içinde kocaman  sevinç,sevgi tohumları oluşan..
Ve en güzeli de, bu proje 11 ilde daha hayata geçiyor ve inşAllah artık sokaktaki inciler sahipsiz,tehlikelerin ortasında yapayalnız değiller..
Haberi izledikten sonra,internetten araştırdım ama, çok net bilgilere ulaşamadım.
Yine de  ilk adımı atan her kimse/kimlerse,bu çocukları şefkatle kucaklayan,ona/onlara minnettarım..
Tek amacı,iyilik olan o insanlar var ya,onlar hiç eksik olmasın hayattan..
Olmasın ki,yarınlara dair umutlarımız sönmesin..
Sevgi dolu bir dünya dileğiyle..

Exit mobile version