
Hayattaki en büyük şanslarımdan birisi Antalya’da dünyaya gelmiş olmak diye düşünürüm her denizle göz göz gelişimde..
Uzun sahil şeridi boyunca uzayıp giden yollarda geçen yolculuk boyu da denizin ne büyük bir nimet olduğunu düşünürüm hep..
Bu bayram ziyaretlerimizde de manzaralar değişmedi ve ben her köşesine yine,yeniden hayran oldum güzel memleketimin..
Bu güzellikleri izleyenlerim de görsün,ne yapıp edip yollarını buralara düşürsünler istedim.:)
Burası Kaş yarımada.
İnsan bıkmadan,usanmadan,acıkıp susamadan saatlerce bu manzarayı seyredebilir.
Mavinin en güzel tonları bir araya toplanmış burada ve mest olmamak,dalıp dalıp gitmemek,cennet böyle bir yer olsa gerek diye düşünmemek elde değil..
Doğada pek çok renk ve insanı hayrete düşüren bir ahenk var.
Bizim araba ile saatler süren yolculuk neticesinde ulaştığımız,aşağıdan bakınca kupkuru gözüken dağların eteklerinde, gürül gürül akan suları,bazıları kayaların içinden,bazıları suyun yamacından fışkıran çiçekleri gördükçe tüm bunları Yaradan’a bir kez daha hayran oldum..
Her rengin pek çok tonu,o tonların hepsinin göze ayrı bir dokunuşu var..
Dikenlere renk veren, onları bile güzel kılacak şekilde yaratan, her bir zerrede kendini açıkça gösteren bir Allah var..
Kainatın her köşesinde ayrı bir güzellik,üşenmeyip de aştığın her bir dağın ardında seni bekleyen pek çok sürprizler var..
Anneanneciğimin çeşit çeşit meyvelerle donattığı bahçesi ve o bahçeyi pek çok seven,fotoğraf çekmeye ve çekinmeye doyamayan torunları var. 🙂
Daha iyi görüntüler yakalayabilmek için daha çok yükseğe tırmanma isteğimin sonucunda,geldiğim yere doğru bakıp,nasıl olup da bu çılgınlığı yapabildiğimi sorgularken,karşımda gördüğüm bu manzara karşısında sesimi kesip, deklanşöre ard arda basışlarım var..
Her ne kadar insan bitmesin istese de,her başlangıcın bir bitişi,her bayramın nihayeti ve elbette yaşanan anlardan geriye kalan hatıralar var..
Aklımızda va ruhumuzda güzel anılar kalması ümidiyle..