
Daha önce yazdığım bir yazıda, anneanneciğimden uzun uzun bahsetmiştim.
Onun ne kadar kadir kıymet bilen,ne kadar gayretli ve sevecen,çok çalışkan ,inan gibi insan olduğunu anlatmıştım. Biz torunlarına olan hassasiyeti bir yana, hiç tanımadığı kişilere bile iyilik yapabilen, ‘Ya bu kişi bana zarar verirse!’ kaygısı taşımadan, herkesin yardımına koşabilen,evine alabilen nadir insanlardan biridir anneannem..
Tüm torunları olarak biz,annem de dahil olmak üzere teyzelerimiz,bir kendimize,bir anneanneme bakıyoruz ve ”Anasına bak kızını al!” sözünün her ana-kız için geçerli olmadığının canlı örnekleri olduğumuz gerçeğiyle yüzleşiyoruz her defasında..
Onun tırnağı kadar olamasak da,böyle mübarek bir kadına evlat olduğumuz için kendimizi şanslı sayıp,bolca şükrediyoruz..
Geçtiğimiz 2-3 yaz olduğu gibi bu yaz da, yaylada uzun kalamadım. Hafta sonları gidip,tadı damağımda kalmış şekilde geriye döndüm.
Dönüşlerimde de,hep anneannemin katmerleri,sebze ve meyvelerini de beraberimde getirdim. 🙂
Biz oradayken yaptıkları yetmiyor gibi, her birimiz için koştura koştura koli hazırlayan hallerini gördükçe,hem seviniyor hem de kendimden utanıyorum.
Ama biliyorum ki,anneannem böyle mutlu oluyor.
Belki de kendisi annesiz ve babasız büyümüş olmanın verdiği eksikliği,çocuklarına sımsıkı sarılmakla,sevgisinin yanında elindeki her şeyi onlarla paylaştıkça gideriyor..Ve paylaştıkça mutluluğu katlanıyor..
Öyle ki, fındık ağacındaki fındıkları,ceviz ağacındaki cevizleri toplayıp,kabuklarından ayırıp,4 çocuğuna,bir de en büyük ve evli tek torununa özenle paylaştırın bir güzel insan benim anneannem..
Yayladan dönüşe geçtiğimizde annem bir taraftan,anneannem diğer taraftan yiyecek ağırlıklı paketler hazırlıyor ve eve dönünce bu sürpriz paketleri heyecanla açıp,uzunca bir süre bu yiyecekleri afiyetle tüketiyoruz. 🙂
Dönüşlerimizin çoğunda olduğu gibi, odun ateşinde saçta pişmiş nefis gözlemeleri de paketimizde bulunca çok sevindim.
Ve peynirden,reçele,domatesten,şeftaliye,üzüme hatta maydanozdan taze bibere kadar neredeyse sofradaki her şey anneannemin el emeği olunca, hem hatıra olması için,hem de hiç unutmamak adına paylaşayım dedim. (Unutmak mümkün değil tabi ya)
Köy kahvaltılarının gözlemeleri meşhurdur. Saçta pişenin tadı çok başka olur.
Fakat, evde de yapılabilir.
İşte anneannemin gözleme tarifi. 🙂
Peynirli Gözleme Tarifi
Malzemeler:
4,5 su bardağı un- 1,5-2 su bardağı su
- Tuz
- Üzerine tereyağ
İçine
- 500 gr. çökelek (Lor peynir de olur )
- 1 tutam maydanoz
- 4-5 adet taze soğan
- 1 tutam taze nane
- 1 tatlı kaşığı toz biber
hazırlanışı:
- Geniş bir kap içine un ve tuzu koyup karıştırın. Azar azar su ekleyip yumuşak bir hamur elde edin.
- Hamurdan yumurta büyüklüğünde parçalar kopartıp bezeler hazırlayın ve üzerini örtüp dinlendirin.
- Bezeler dinlenirken,içini hazırlayın.
- Yeşillikleri yıkayıp doğrayın,peynir ve gerekiyorsa tuz ile toz biberi ekleyip karıştırın.
- Düz zemine biraz un alıp bezeyi alın ve üzerine un serpiştirip oklava ile açın.Saçta yapma şansınız varsa geniş açabilirsiniz,fakat tavada yapacaksanız tavaya göre açın.
- Hamurun yarısına karışım koyup diğer yarıyı üzerine kapatın ve tavada önlü arkalı pişirip,sıcağıyla yağlayarak servis yapın.
Afiyet şifa olsun.. 🙂
Ve yine anneannemin klasiklerden tahinli katmer. 🙂
Tarif aynı hamurla hazırlanıyor.
Sadece hamuru daha büyük alıyor ve iyice açıp,arasına tahin sürüp kapatıp pişiriyor.
Bu tarifi tavada deneyip paylaşıcam inşAllah. 🙂
Sevdiklerimizin,sevenlerimizin ömrümüzden hiç eksik olmaması duası ile..