Mutlu da oldum,uzun zamandır hasret kaldığımız yağmurun habercisi gibi duran bulutları görünce..
Öylesine sıcak,kuru ve bunaltıcı günler geçirdik ki, özledik yağmuru ve toprakla buluştuğu zaman, burnumuza gelen o tazecik toprak kokusunu..
Yağmur yağacak düşüncesinin verdiği o güzel duyguyla oturdum bilgisayarımın karşısına..
Yağmurlu bir günde sıcacık bir muhabbet sofrasını paylaşmaktı amacım..
Ancak,resimlerimi yükleyip,neşeyle yazmaya başladıktan azıcık zaman sonra,hemen yanıbaşımda duran çiçek vazosunun sallandığı hissedip şaşırdım..Hemen ışığa baktım..
Evet..Işık da sallanıyor..Evde yalnızım,oğlum ve eşim okulda..Panik hali..Çaresizce evin içinde dolanıp, ”Korkma,sadece bir deprem” diyerek,kendime cesaret verme çabalarım..
Ve saniyede beynimde çakan yüzlerce düşünce eşliğinde,hayatımı gözden geçirişim..
Kısa süren korku halimden sıyrılıp,tekrar klavyeme dönüp, yazdıklarımı bir tuş ile silip yenilerini yazmaya koyuluşum..
Hayat ne garip diye düşünmekteyim hala..Her an,ve her saniye sonlanması muhtemel bir hayatı yaşamaktayız hepimiz..
Bunun farkında olmakla birlikte,çoğu zaman gözardı edip,hırslarımızla, dünyaya aşırı bağlılığımız ve bencilliğimizle hiç bitmeyecek bir serüven gibi algılayıp, kaçınılmaz sonu düşünmüyoruz bile..
Taa ki,bir sallantı gelip sarsana kadar..
Bu olaylar,bir hatırlatma belli ki..
İnsanın kendisine çeki düzen vermesi ve hayatı algılayışını gözden geçirmesi için..
Çoğu zaman yakınlarımda bir kayıpla karşı karşıya kaldığım zaman, sorgularım kendimi..
”Sen de bir fanisin ve ne kadar yaşarsan yaşa,nasıl yaşarsan yaşa,sonsuzluğa açılan kapıdan geçecek ve dünyadaki haline göre muamale göreceksin.” diye düşünürüm..
O yüzden de kolay kolay takmam ufak tefek şeyleri..An’ları yaşayıp mutlu olmaya,insanları üzmemeye çalışırım..
Hata ve kusurlarım olduğunun bilincinde olup,Rabbimden af ve mağfiret diler,mümkün mertebe tekrarlamamak için de elimden geldiğince çaba sarfetmeye özen gösteririm..
Bugün bu düşüncelerimin ne kadar yerinde olduğunu ve hiç aklımdan çıkarmamam gerektiğini bir kez daha anladım..
Hayat dediğimiz şey,hakikaten çok ama çok kısa..
Deprem gibi,görünmez kazalar gibi,hastalıklar gibi,bizi ”bir”anda kavrayıverecek olaylar hiç olmamış olsa bile,hayat yine çok kısa..
Bunu akıldan uzaklaştırmamalı..
İyi de olsa,kötü de olsa günler geçiyor..Kötü dediklerimiz belki de bizim düşünce yapımızdan kaynaklanan kötülüklerdir..
Bir çoğumuz bardağın boş tarafına bakarız ya…Halbuki,tam tersini görmeye çalışsak,işte o zaman sanıyorum,hayat nasıl gelirse gelsin,karşısında dimdik duracak sebepler muhakkak buluruz..
Yeter ki düşünceler filizlenip,yeşersin..
Hep söylüyorum; hayattan geriye kalacak olan, sevgi ve dostluk bağları.. İnsan giderken arkasında hoş bir ”sada” bırakabilmeli.. Allah yarattığı için,ve Allah’ın insana bahşettiği ”Şefkat” ve ”Merhamet” duygularının hakkını verebilmek adına,yaratılanlara muhabbetle nazarı ile bakabilmeli.. İnsanlara merhamet etmeli,onları yaradanından ötürü sevmeli,değer vermeli ki,Yaradan’ından rahmet isteyebilmeli…. Bizim canımızı yakanlara bile şefkatle bakabilmek ne güzel olurdu.. Zaten kamil insanın özelliği de budur..Ne demiş atalarımız ; ”İyiye iyi,HER kişin karı,kötüye iyi ER kişinin karı” Er kişi olmak kolay değil.. Ki bizler,geçeceği yollara dikenler dökülüp kendisine eza ve cefa verildiği zaman,gelip de” Sen dile,onları helak edeyim.” diyen Cebrail Aleyhisselama ;”Onlar bilmiyorlar,bilselerdi yapmazlardı.” deme yüceliğini ve büyüklüğünü gösteren, dünyanın gelmiş geçmiş,en merhametli,en büyük insanı,dünyadan göçeli yüzyıllar olmasına rağmen,en sevilen ve en özlenen,Kainatın Efendisi,mübarek Peygamberimizin (s.a.v) ümmetiyiz.. Bize sevgi,saygı yakışır.. Ve sonsuzluk kapısına boş gitmemek adına,iyilikler ve imanlı bir yürek..
İnsanın ”Dünya” ve ”Ahireti” birbirini tamamlayan bir bütün esasında… Şöyle ki, kişinin ahirette huzur bulabilmesi için,belli başlı kurallara uyması gerekmektedir..Mesela yalan söylememek,hırsızlık yapmamak,insan öldürmemek, insan kalbi kırmamak ve benzeri şeyler.. Şimdi bunlara dünya tarafından bakalım: Yalan söyleyen kişiye ne kadar itibar edilir? İnsanın hayatına kıyan bir insanla dostluk kurulabilir mi? Veya kırıcı kişilerle aynı ortamı paylaşmayı kim ister ? İşte bu sebeple, kişinin ister dünyalık ister ahiretlik olsun, iyi bir yaşamsa dileği,ikisinin de ortak noktalarının aynı olduğunu görmesi gerekmektedir..
İyilikler tarafından bakalım hayata.. Tebessüm sadakadır dinimizde..Yapılan iyiliklere kat ve kat sevaplar yazar Allah Azze ve Celle.. Hayatta insanı mutlu edecek ne kadar şey varsa,hepsini güzel kılmıştır hz. Mevla..Hangimizin hoşuna gitmez ki karşımızda,yalansız,dolansız,riyasız,gösterişten uzak samimi insanlar görmek.. Sonsuz güvenebilmek.. Şöyle bir düşünün..Eğer her insan Rabbini bilse,insana zarar vermenin ne büyük cezası olduğundan haberdar olup,o korkuyu yerleştirse içine,kim diğerine zarar verebilir ? Bugün,kapılarımızı kilitliyoruz,güvenlik koyuyoruz ,yetmiyor kameralar yerleştiriyoruz,ama bunca önleme rağmen,yine de birileri bir başka birilerine zarar verebiliyorlar.. Genel bir güvensizlik hakim..Cana,mala hiç düşünmeksizin kast edilebiliyor.. Eğer bu insanlar,Rablerini ve hesaba çekileceklerini bilselerdi yaparlarmıydı bunları.. Elbette hayır.. Bir insan yakacağını bildiği halde ateşe elini koyarmı ? Hadi yanıldı şaştı,eli ateşe uzandı,hissettiği an çekmez mi geriye ? İşte o insanlar bilseler ki,karşıdakine verilen eza,kendini ateşe atmakla eşit,o zaman nasıl olur da devam edebilirler ki bu tutumlarına..? Ne güzel olurdu hayat,herkes kendisi için istediğini başka insanlar için de isteyebilseydi.. Etrafımızda gülücükler saçan,doğru,dürüst insanlar görmek ne kadar huzur verir bize.. İnsanların kardeşce yaşadığı,birbirlerinin hata ve kusurlarını araştırmak yerine,yaratılış gayesi ve dünya üzerine düşünülüp,engin fikir denizlerine doğru yelken açılan bir dünya.. Tadına doyum mu olur..? İnsan dolar,taşar sevinçle..Taşdıkça çevresine bulaştırır sevincini,neş-esini.. Cennet olur hayat, yaşamak insana öyle güzel gelir ki,ne yaşamdan korkar ne de ölümden.. Güzel düşünüp,güzel bakalım,güzel görüp hayattan zevk alalım..Ve ötelere dair sınava bu güzelliklerle hazırlanalım ki,O Yüce Yaratıcı’mızın karşısında zor durumda kalmayalım..
Cuma sohbeti gibi oldu 🙂 Nerelerden girdim konu nerelere geldi..Yüreğime düşenleri paylaştım sizinle.. İnsan olarak ruhumuzu doyurmaya ihtiyacımız var herşeyden çok..Bu da ancak manevi iklimlere yol almakla mümkün..Mutlu olalım,çünkü bizim çok büyük bir Rabbimiz var.. Herşeyin sahibi olan,gücü herşeye yeten ve kullarına kapısını asla kapatmayan.. O’nu sevince sekine buluyor yürekler, O’nu hatırlamak mutluluğu adım atmakla eşdeğer.. Hep O’na olsun adımlarımız..Sevelim,sevilelim..Bu dünya fani.. Başlangıç noktamıza döndük sanırım.. Dünya fani,o yüzden ebedi olana sarılmak, ve olabildiğine samimi olmak gerek.. İki cihanda saadet için başka formül yok inanın..
Pastalardan ve masadan fazla bahsedemedim..Güzel arkadaşlarımla geçirdiğim güzel birgünden arda kalanlar..
Tarifler ve sohbet sizde nasıl bir etki bırakıyor bilemiyorum ama, bana hoş oluyor gibi geliyor..
İnsan,midesi aç haldeyken çok zor yaşar..Hatta açlığın sonu ölümdür..
İnsanın midesi tok,ruhu aç ise eğer,o zaman da zahiri tokluğu çok anlam ifade etmez..
Milyonlarca şarkı,şiir,sözler yazılmıştır ”AŞK” üzerine..Kimileri Mecnun olup çöllere düşmüş,kimileri de Ferhat olup dağları delmiştir..
Kimileri sonsuz ”aşk” la bağlanğından darbe yiyip hayata küsmüştür belki..
Kimileri için çocuklarıdır hayatın anlamı..Onlar için yaşar,herşeyini onlara göre şekillendirip,kendi hayatını bile unutur zamanla..Varı yoğu çocukları..
Ama gün gelir,çocuklar büyür, kendi yolunu çizer ve ebeveyn uzaklardan izlemek durumunda kalır yavrularını,bazen de uçuverirler cennete anne babayı dünyada bırakıp..
Hayat böyle işte..
Herkes için ayrı ve farklı bir anlamı var hayatın..
İstediklerimiz,sevdiklerimiz,coştuklarımız ve huzur bulduklarımızdan uzak düşme ihtimalinin yüksek olduğu bir hayat yaşıyoruz..
O sebeple,ruhumuzu manevi coşkulara alıştıralım ki, zorda kalmayalım hiç bir zaman..
Tarifleri daha sonra vermeyi ümid ediyorum 🙂
Yazılması gereken onca tarif varken yenilerinin bu kervana katılması biraz beynimi meşgul etse de,paylaşacaklarım listesinin uzaması,daha gayretli davranmama sebep oluyor 🙂