
Uyku dengesini bozmak zor şeymiş sevgili okur..
Hele bile isteye uyumamanın ardından,tam uykunun en güzel demlerini yaşarken,sabah olup,okula gidecek yavrucağın baş ucunda biterek,önlüğünün düğmelerinin geçirilmesi için yardım beklemesi ve yarı açık yarı kapalı gözlerle,yanlış iliklemenin ardından,” Anne sen uyu ben kendim yaparım,yanlış geçirdin düğmeleri.” cümlesiyle azıcık kendine gelir gibi olsan da sonrasını hatırlamamak hoş değilmiş..
Geç kalkmaya alışkın olmayan birisi için saat 11 gibi uyanmak demek,günün yarısının boşa gitmesi demek olduğu için,ve bir sersemlik hali söz konusu olduğundan güne uyum sağlamak hiç kolay değilmiş..
İnsan gece vakti uyumalı,sabah olunca da uyanıp işine gücüne bakmalıymış..
Bunun için de, son günlerde dadandığı ”köşeyazılarını okuma ve anlama” hobisini abartmamalı ve bir sınırlama getirmeliymiş..
Ben bugün bunu anladım,test ettim onayladım.:)
Hele, köşeyazılarından az sıkılır gibi olunca,araya reklam gibi olsun düşüncesiyle,bloglara bakınmaya başlayıp birbirinden nefis yemekleri görünce soluğu mutfakta alma faslından sonra.:)
3 gün aç bırakılıp da mutfağa salıverilen bir canlı gibiydim.:)
Gün boyu yemediğim kadar çok şey dedim..
Pişman oldum tabi hemen akabinde..
”Ne gerek vardı şimdi bu kadar şeyi kendime ağırlık yapmaya?” diye kızdım kendime..
Ve yine uykum olmadığı için,karnım tok,sırtım da pek 🙂 olduğundan,kaldığım yerden devam dedim okumaya..
Baktım ki,uykumun geleceği yok,kapadım laptopu,açtım başucumdaki ışığı,aldım elime dünya klasiklerinden ” Çanlar Kimin İçin Çalıyor” u ve iki sayfa okumadan geldi beklenen uyku..:)
Kimin için çalarsa çalsın çanlar deyip bıraktım kitabı.:)
Ve olayı çözdüm..Güncel konularla ilgili yazılar cin kesilmeme sebepken,yıllar öncesinin yazıları bana ninni geliyor.:)
Bundan böyle,gündüz güncel yazılar,gece de kitap okunacak..:)
Sebzeli Sandal Sefası
Geçen günlerin birinde tarifini verdiğim saksı kebabı vardı hatırlarsınız.:)
O yemeği yaptığım zaman geriye iki adet patlıcan kalmıştı hani.:) Bahsetmiştim o postta..
İşte o geriye kalan patlıcanlarla da sandal sefası yaptım ve harika oldu..
Çok pratik ve lezzetli olmasının yanısıra görsel olarak da davet sofralarına layık bir menü ortaya çıktı..
Üzerindeki kaşar peynirinin yemeğe çok şey kattığını söylemeden geçemicem..
Sade olarak da yapılabilir fakat, kaşar olunca lezzet ikiye katlanıyor..
Ve işte tarifimiz..
SEBZELİ TAVUKLU SANDAL SEFASI:
malzemeler: 4 kişilik
- 2 adet bostan patlıcan
- 1adet tavuk göğsü
- 1 adet kuru soğan
- 2adet domates
- 2adet sivri biber
- 1 çorba kaşığı salça
- 1 tutam maydonoz
- sıvıyağ
- 1 çay bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
- tuz,taze çekilmiş karabiber.
Hazırlanması:
- Patlıcanları uzunlamasına kesip,içlerinden azıcık alıp,sıvıyağda kızartıp,fırın tepsisine alıyoruz.
- Tencereye 2 çorba kaşığı sıvıyağ alıp,kuşbaşı doğranmış tavuk etlerini ilave ediyoruz.
- Tavukların rengi dönüp pişmeye başlayınca,salçayı ekleyip soteliyoruz.
- Salça ile tavuklar iyice harmanlandıktan sonra,yemeklik doğranmış soğan,sivri biber ve kabukları soyulup küp doğranmış domatesleri ekliyoruz.
- Tavuk pişene ve domatesler sos halini alana kadar pişiriyoruz.
- Eğer çok koyu olursa,çok az sıcak su ilave edilebilir.
- Tavuklar pişince,ince doğranmış maydonoz ile,tuz ve karabiberini ekleyip karıştırıyoruz.
- Kızarttığımız patlıcanların içine,tavuk soteleri yerleştiriyoruz.
- Üzerine laşar peyniri serpiştirip,fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz..
Sağlık ve afiyetle..