
Küçük bir gülümsemedir hayatın kırılmayan dalı !
Ve tutmak ve hatta bırakmamak gerekli ne pahasına olursa olsun..
Yüzünüzdeki güzelliğin dışa vurmasıdır o !
Ve aslında farketmeden başka gönüllere girdiğiniz ”kapı çalmak bilmeyen” dostunuz..
Siz küçücük gülümseyin hayat değişsin…
—-Alıntı—-
Yukardaki yazıyı defterime not etmişim…
Tarif defterlerini karıştırırken buldum bugün 🙂
Yazarını bilmiyorum..
Ne güzel cümlelermiş dedim, gülümsedim..:)
Ve paylaşmak istedim hemen..
Okuyanların yüzünde bir gülümsemeye sebep olur belki diye..:)
İnsan tebessüm ettiği zaman kendisini çok iyi hissediyor kesinlikle…
Ve her insana öyle yakışıyor ki tebessüm..
Sanki bambaşka bir kimliğe,görünüme,sempatikliğe bürünüyor,samimiyetle gülümseyen her insan..
Haydi şimdi gülümse..:)
Hatta tebessüm etmekle kalmayıp dolu dolu gülmeye çalış..:)
Olmuyorsa da zorla kendini hadi..
Moralin bozuksa bile düzelecek,daha iyi hissedeceksin kendini.
Ve hoşuna gidecek bu halin..:)
Ben yapıyorum zaman zaman..
Sebepsiz tebessümlerimin mükafatını da görüyorum..
Herşeyden önce kendime,sonra da çevreme büyük iyilik yaptığımı düşünüyorum bu şekilde..:)
İnsanın kendisini enerjik hissetmesinden ve çevresine de pozitif enerji yaymasından daha güzel bir olay var mı sence?
Deliye hergün bayram olayı gibi…:P
Bazen,sanki tüm dünyanın yükünü biz çekiyoruz gibi,oturur somurturuzya (Ben yapardım bazen,sebepsiz yere:) İşte o zaman,o halimizin,o tavrımızın kendimizden başka,kimseye zararı olmuyor inan ki..
Sorun ettiğimiz şeyler de hallolmuyor..
Sadece güzelim zamanımızı heba etmiş,bünyemizi yormuş,içimizdeki güzellikleri köreltmiş oluyoruz…
İşte bu yüzden,mümkün mertebe gülümse..:)
Sabah uyanınca mesela..Yüzünü yıkarken,aynada gördüğüne gülümse dolu dolu..:)
Hayattaki biricik kendin,özün,herşeyin..Özetle ”SEN”
Kendini görebilmek ne güzel şey..
Hayatta olabilmek,nefes alabilmek..
Ben yoksam hayatta,güneş doğmuş,batmış,yaz bitmiş,kış gelmiş önemi var mı?
O zaman benden/ senden öte köy var mı?
Yok değil mi?
O zaman gülümse..:)
Geçmişe,geleceğe ve içinde bulunduğumuz an’a..
Sevgi ve tebessümle…
🙂
Yaz-kış demeden zevkle tükettiğim sebzelerin başında gelir patlıcan..
Kızartarak yaptığım her patlıcanlı yemek,benim için ziyafet demektir..:)
Patlıcanları küp küp kızartarak hazırlayabileceğiniz bu yemek en leziz bulduğum patlıcanlı tariflerden bitanesi..Mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum..:)
KÖFTELİ PATLICAN KEBABI:
malzemeler:
- 4 adet orta boy patlıcan
- 250 gr. kıyma
- 1 adet büyükboy soğan
- 2 diş sarımsak
- 1 fincan galeta unu
- tuz,karabiber,kimyon
- Kızartmak için sıvıyağ
sosu için:
- 1 çorba kaşığı biber salçası
- 1 çorba sıvıyağ
- 1 adet domates
- tuz
- yarım fincan sıcak su
hazırlanması:
- Öncelikle patlıcanları uzun şeritler halinde dilimleyip,yıkayıp kuruladıktan sonra tuzlayıp kızgın yağda kızartıp havlu kağıt üzerine alıyoruz..
- Köfte için,kıyma,rendelenmiş soğan,sarımsak,tuz,karabiber ve kimyonu karıştırıp misket köfteler hazırlıyoruz..Köftelerimizi de kızartıp,uygun bir fırın kabına yerleştiriyoruz..
- Küçük bir tavaya 1 kaşık sıvıyağ ve salçayı alıp soteledikten sonra,domates rendesini ve tuz ekleyip domates eriyene kadar soteliyoruz..Yarım fincan sıcak su ekleyip fırın kabına yerleştirdiğimiz köftelerin üzerine gezdiriyoruz.
- Patlıcanlarımızı da köftelerin üzerine yerleştirip,fırında 15 dk. pişirip sıcak servis yapıyoruz..
Afiyet olsun..
NOHUTLU YOĞURTLU PIRASA 🙂
Pırasa,bayıla bayıla tüketilmeyen talihsiz sebzeler kategorisinde gibi geliyor bana..:)
Fakat çok faydalı olması hasebiyle, arada bir hatırlayıp pişirmek gerekiyor..
Faydalı oluşunun yanısıra,oldukça da bereketli bir sebze pırasa.:)
Pişir pişir bitmek bilmiyor..:)
Hal böyle olunca da,mutfaktaki çareler giriyor devreye..:)
Yoğurtlayıp,nohutlamak gibi 🙂
Değişik ve hoş bir tarif..
Salata olarak sofraları şenlendirebilitesi epeyce yüksek ..:)
Nohut yerine,mısır,bezelye,havuç gibi istenilen diğer sebzeler de konulabilir..Tamamen damak zevkinize göre şekillenebilecek uydurma bir tarif..:)
YOĞURTLU PIRASA:
malzemeler:
- 2 adet pırasa
- 1 çay bardağı haşlanmış nohut
- 1,5 su bardağı süzme yoğurt
- 2 diş sarımsak
- 5-6 dal maydonoz
- 3-4 yemek kaşığı iri dövülmüş ceviz
- 1 çorba kaşığı sıvıyağ
üzeri için:
- 2 yemek kaşığı tereyağ,
- 1 tatlı kaşığı toz kırmızı biber,
hazırlanması:
- Pırasaları güzelce yıkayıp ince ince kıyıp tavaya alıyoruz.1 çorba kaşığı sıvıyağ ekleyip,soteliyoruz.
- Derin bir leğen içerisine,süzme yoğurdu alıp,biraz su ilave ederek sıvılaştırıyoruz.
- Yoğurdun içerisine,rendelenmiş sarımsak,mayonez,haşlanmış nohut,ince kıyılmış maydonoz ve ceviz ekleyip karıştırıyoruz.
- Soteleyip yumuşattığımız pırasaları da yoğurtlu karışıma ekleyip servis tabağına alıyoruz.
- Tavada eritip,toz biberle buluşturduğumuz tereyağı yoğurtlu pırasanın üzerine gezdirip servis yapıyoruz..
Sağlık ve afiyetle..
Brüksel lahanası görünümünden dolayı çok cazip gelmişti bana 🙂
Minicik, sevimli ..:)
Ay ne şekerler demekten kendimi alamamıştım poşete koyarken..:)
Fakat nasıl pişirmem gerektiği konusunda epeyce düşünmek zorunda bırakmıştı beni bu sevimli sebzecikler 🙂
Olsundu,ziyanı yoktu..:) Ayda yılda bir evime misafir olan bu minikler elbet en iyi şekilde değerlendirilirdi..:)
Nette epeyce dolandıktan sonra en güzel bu şekilde olacağına karar vermiş ve de lahanalara arkadaş olması için kendi boyutlarında köfteler hazırlamıştım..
Görüntü şahane olmuş ve ev halkı da iştahla sofraya oturmuştu…
Ama….
Mini miniler pek tutulmadı..:)
Köfteler iştahla yenilirken lahanalar tadına bakmalık mama olmaktan öteye gidemediler..
Bu tamamen bizim damak tadımızın lahanaya uygun olmayışından kaynaklı bir durum tabi..
Bir de oğlumun:
-Neden Brükselli lahanası alıyorsun ki anne? Türkiye’li lahana alsana..demesi var ..:)
Sonuç olarak, bizim damak tadımıza çok hitap etmese de,lahana severler için oldukça leziz bir tarif olabilir..:)
KÖFTELİ BRÜKSEL LAHANASI:
malzemeler:
- 250 gr. Brüksel lahanası
- 250 gr. kıyma
- 1adet soğan
- 2 adet domates
- 1 tutam maydonoz
- çeyrek bayat ekmek içi
- tuz,kekik,kuru nane
- 1 tatlı kaşığı biber salçası
- 1 tatlı kaşığı toz biber
- 3 yemek kaşığı sıvıyağ
hazırlanması:
- Kıyma,soğan,ekmek içi,tuz,kekik,ince kıyılmış maydonozu karıştırıp iyice yoğurup yarım saat kadar buz dolabında bekletiyoruz.
- Beklettiğimiz köfte harcından lahanaların büyüklüğünde parçalar alıp,yuvarlak köfteler hazırlıyoruz..
- Köftelerimizi fırın kabına yerleştirip,güzelce yıkadığımız lahanaları da ekliyoruz..
- Sıvıyağ ve salçayı karıştırıp,toz biberi de ekleyip sos haline getirip,köfte ve lahanaların üzerine gezdiriyoruz..
- Kabuğu soyulmuş domatesleri de dilim yaparak üzerlerine serpiştirip, fırına gönderip,üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz..
Lahana severlere afiyet olsun..:)
BU FASULYA, TAZELİ BARBUNYA 🙂
-
500 gr. barbunya
-
8-10 adet taze fasülye 🙂
-
1 adet soğan
-
2 adet domates
-
1 adet kesme şeker
-
1 çorba kaşığı biber salçası
-
3 yemek kaşığı sıvıyağ
- Barbunyaları kabuğundan çıkartıp güzelce yıkıyoruz.
- Taze fasülyeleri de yıkayıp,ayıklayıp doğruyoruz..
- Fasülye ve barbunyayı tencereye alıp,üzerine,yemeklik soğan,rendelenmiş domates,biber salçası,kesme şeker ve yağı ilave edip tahta kaşıkla şööyle bir karıştırdıktan sonra kapağını kapayıp kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz..:)
- Yemeğimiz pişmeye yakın tuzunu ekleyip, pilav eşliğinde servis ediyoruz..