
Yıllardır,böreğinden,çöreğinden,yemeğine kadar zerre kısıtlamaya gitmeden zayıf kalmış,hala da zayıflığıyla çevresindekileri şaşırtan birisi olarak,hele ki son zamanlarda tüm iştahına rağmen 3 kilo kadar verip 48 kiloya düşebilen,nasıl olduğunu anlayamayan fakat bu durumdan son derece memnun olan ben,bu durumun bünyeyle ilgili olma gerçeğini de göz önünde bulundurmakla birlikte, yiyerek zayıf kalmanın püf noktaları diyebileceğim bazı detayları paylaşmamın toplumun faydasına olacağını düşünüyorum..:)
Bu vesileyle,sanırım hayatımın en uzun cümlesini de kurmuş bulunmaktayım.:)
Normal şartlarda aç tartınmak gerekirken,aşırı derecede doyduğum kaba tabirle patlayana kadar yediğim,arkadaşım Betül’ün kahvaltı sofrasından sonra,(kahvaltı esnasında 1,5 kg su içtiğimi de eklemeliyim.)gele gele 48 kg geldikten sonra,beslenme alışkanlıklarımı göz önünde bulundurarak , aç kalmadan,kendimizi kasmadan yiyerek,içerek zayıf kalmanın yollarını tespit ettim.:)
1- Yemekten en az 15 dk önce mutlaka su için.Öncesi,ortası,sonrası farketmeksizin neredeyse her saat su içebilen ben,zayıf olmamdaki en büyük etkenlerden birinin bol su tüketmem olduğunu düşünüyorum..
2- Çok çiğnediğiniz zaman daha çok tat alır,daha az yersiniz.Böylelikle formunuzu korumanız kolaylaşır.Hızlı ve çok yedikten sonra,hissettiğiniz ağırlık ve pişmanlık hissini asla yaşamamış olursunuz.
3- Abur cubur tüketmek yerine, mümkün mertebe evde yemek bulundurup,acıkınca bir kase çorba içebilir veya kendi yaptığınız kurabiye ,pasta tarzı daha sağlıklı besinler tüketebilirsiniz..
İlle de çikolata yemek istiyorum derseniz,fazlasından kaçınmak ve azıyla yetinebilmek için,çikolatayı önce koklayıp 🙂 sonra da azar azar yemek suretiyle fazla kalorilere geçit vermeyerek formdan düşmezsiniz.
4- Akşam yemeğini mümkün mertebe erken yiyerek,uyku zamanına kadar yaptığımız hareketlerle,yediklerimizi büyük oranda eritip,vücudumuzda kalıcı olmasını engelleyebilirsiniz..
5- Yemekte mutlaka ama mutlaka salatayı eksik etmeyin.Yağı,tuzu az,limonu bol salatalar sofranızın vazgeçilmezi olsun.Hatta limonu her yemekte kullanmaya çalışın..:) Ben pilav ve makarna hariç her yemekte seve isteye büyük zevkle tüketirim.Ve zayıflattığına dair inancım oldukça kuvvetli.
6- Ekmek sevenlerdenseniz,ekmekleri bayatlatmak suretiyle daha az tüketebilirsiniz.Ancak gelin görün ki ben ekmeği,taze bayat demeden hatta bazen kuru kuru bile yiyebilen bir varlığım.:) O derece çok severim, ama ben çok haraket ettiğim için yakma kapasitem yüksek.:) Bunu göz önüne alarak siz de istediğiniz gibi ve kadar yiyebilirsiniz..:)
7- Yemeğe başlamadan beyninize az yiyerek doyacağına dair sinyaller gönderin.Mesela normal şartlarda 3 dilim ekmek 1 kase çorbaysa,1 dilim ekmek ve yarım kase çorbayla doyabileceğinizi düşünerek başlayın yemeğe..İyice odaklandıktan sonra,zaten beyniniz doyacak ve midenize ”doydun” komutu gönderecektir.:) Test edilip,onaylanmıştır.:)
8- Tatlıyla aranızda her zaman bir mesafe olsun..Tamamen uzaklaşmayın ama ölçüyü de asla kaçırmayın..Yukarda bahsettiğim az çiğneyip çok tat alma şıkkı tatlı için biçilmiş kaftan.:) Hızlı yiyerek 5 dakikada 5 dilim yemektense,yavaş yavaş o tadı hissederek 5 dakikada 2 dilim yeseniz hiç bir kaybınız olmaz..Aynı oranda doymuş hissedersiniz kendinizi..Emin olun 🙂 Ve deneyin .:)
9- Meyvelerle çok sıkı dostluklar kurun.:) Ben hala bu samimiyeti oluşturabilmiş değilim,malesef beynim ne kadar istese de içimde bir türlü meyve yeme isteği oluşturamıyorum.Buna rağmen, şifa olacağı düşüncesiyle,bir görev gibi de olsa,meyve yemeye çalışıyorum.
10- Eğer vakit sıkıntısı yaşamıyorsanız, kısa mesafeli gidip gelmelerde mutlaka ayaklarınızı tercih edin..Ne kadar çok yürür,ne kadar çok hareket ederseniz,yediklerinizi eritmeniz o kadar kolay olacaktır..Mutfakta yemek yaparken bile hareket edebilir,tv izlerken bisiklete binebilir,hatta uzanırken pedal çevirme hareketleri yaparak fazlalıkların barınma olasılığını minumuma indirebilirsiniz..
Şimdilik benden bu kadar.:) Bunları uyguladığınız takdirde,mutlaka ama mutlaka bir değişim olacağına inanıyorum..Siz de inanmalı ve sonuca ulaşıp,mutlu olmalısınız.:)
KIYMALI PATLICANLI RULO BÖREK
Bol kıymalı= bol kalorili,patlıcanlı= bol lezzetli bu böreği çok beğendim..Patlıcanı kızartma fikrimden vazgeçip,tavada kıyma ile birlikte soteleme fikrim pratik olduğu kadar çekici gelmemişti ancak,patlıcanlar öyle çabucak ve güzel piştiler ki, daha önce neden bu şekilde pişirmeyi düşünmediğime şaşırdım..
Azıcık artan kıymalı,patlıcanlı harcımızın içerisine kırdığım iki yumurta ile hazırladığım pratik yemek de tam not aldı hepimizden..
malzemeler:
- 3 adet yufka
- 500 gr yağlı kıyma
- 1 adet büyük boy soğan
- 4 adet ince patlıcan
- maydonoz,tuz ,karabiber
- haşhaş (Üzeri için)
- 1 çay bardağı süt
- 1 çay bardağı sıvıyağ
- 1 yumurta
hazırlanması:
- Kıymayı tavaya alıp, rengi dönene kadar soteliyoruz.Rengi pişmeye dönünce ateşi kısıp,incecik küpler halinde doğradığımız patlıcanları ve soğanı ilave edip,birlikte pişmeye bırakıyoruz.Kıyma ve patlıcanlar pişince,ince doğranmış maydonoz,tuz ve taze çekilmiş karabiber ekleyip soğumaya bırakıyoruz.
- Yufkaları üst üste koyarak, ortadan kesiyoruz.süt,yumurta ve sıvıyağla hazırladığımız harcı fırça ile yufkanın üzerine sürüp,uç kısmına kıymalı karışımdan koyup,fırın tepsimizin boyutunda rulo yaparak sarıyor ve yağlanmış tepsimize yerleştiriyoruz.
- Tüm yarım yufkalara bu işlemi uyguladıktan sonra (toplamda 6 adet rulomuz oluyor) kalan sosumuzu yufkaların üzerine sürüp,haşhaş serpiştirerek önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
malzemeler:
- 2 adet yufka
- çeyrek kangal sucuk
- 1 su bardağı kaşar peynir
- yarım fincan sıvıyağ
- yarım fincan süt
hazırlanması:
Öyle başlıklar atıyorum ki ,başlığı okuyan,içeriğini okumaya gerek bile duymadan hazırlayabilir,dilediği tarifi.:) Diğerlerinde önemli detaylar var belki ama,bu börek tamamen başlıktan ibaret..:) Umut Sepeti’nin en pratik tariflerinden bir tanesi..
Kapya biberi bilirsiniz,közlemesi,dolması,kızartması,fırınlanmışı hepsi de birbirinden nefistir, aklınıza gelebilecek her türlü yemekte kullanılabilir.
Ben de bu kullanışlılığından yola çıkarak,börek yaptım ve çok güzel,hafif bir tarif edinmiş oldum.
Mutlaka deneyin demeyi ihmal etmeden,başlıkta açıklanmış olmasına rağmen,usuldendir deyip 🙂 tarife geçiyorum..
malzemeler:
- 1 paket milföy
- 1 kg kapya biber
- 250 gr. kaşar peynir
- 1 yumurta sarısı
Hazırlanması:
- Biberleri fırında veya ateşte közleyip,kabuklarını soyup,çekirdeklerini alıp,doğruyoruz.Üzerine hafifçe tuz çiseleyip,resimdeki gibi şekil verdiğimiz milföylerin ortasına yerleştiriyoruz.
- Üzerine küp doğranmış kaşar peynirlerini ekleyip,kenarlarına yumurta sarısı sürerek,önceden ısıtlmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.
- Sıcacık servis yapıp,afiyetle tüketiyoruz.:)