Bir Muffin Hikayesi :)

 Bazı anlar vardır,yıllar geçse de unutulmaz. Hele ki bu anlar  fotoğraf karesinde dondurulmuşsa….
11 yıl öncesi..
Üzerimde kareli mavi gömleğim..Hemen yanıbaşımda  arkadaşlarım,önümde birbirinden nefis börekler,pastalar,kekler ve muffinlerin olduğu mükellef bir sofra..

Resme bakınca, o akşam misafiri olduğum arkadaşımın  ne kadar şanslı olduğunu  kerelerce tekrarladığımı anımsıyorum.
Eve dönünce ,’’Benim de bir ablam olsa,herkesin var benim niye yok.’’ diye sızlanmak suretiyle, günümüzün ‘’Püskevit’’ çıkışını  o zamanlar hakkıyla icra etmiş bir kızcağızdım.
 5-6 kız arkadaş Hacer’e misafir olmuş, uzun süre ev ortamında bulunmayan,ev mamalarına hasret kalmış bizler,nefis lezzetleri görünce  ,önümüze gökten sofra indirilmişcesine  şaşırmış,bir o kadar da mutlu olmuştuk.
Diğer arkadaşlarımın  da ablaları olduğundan  sofrada ‘’Benim ablam da şunu yapar,bunu böyle hazırlar.’’ gibi muhabbetleri imrenerek hatta biraz da  kıskanarak dinlemiştim.
Çünkü ablalar daha yeniliklere açıktı,anneler gibi klasik kek döküp,klasik börekler yapmaktan öte süslü  menüler hazırlıyorlardı..
Sık sık görücüleri geliyordu onlar da pasta konusunda epeyce mesafe kat etmiş oluyorlardı..:)
O zaman ben ve yaşıtlarım çocuk sınıfına girdiğimizden,ailemizden uzakta okuduğumuzdan,ancak ayda yılda bir eve geldiğimizden, mutfağa girmiyorduk veya girmemize izin verilmiyordu..
Hal böyle olunca, mutfak olayını gözümde büyüttükçe büyütür,yemek yapmanın uzaya mekik göndermek kadar zorlu bir iş olduğunu düşünürdüm.
Bunda annemin  fazla titiz oluşunun,kolay kolay bir şey beğenmemesinin payını söylemeden geçmemeliyim.
Evimin hanımı,çocuğumun anası,mutfağımın aşcısı olsam da, hala annemin yanında rahat hareket edemem,ondan çekinirim,yanlış bir şey yapıcam da annem bana kızacak gibime gelir..:)
Bu sebeplerdendir ki,o zamanlar 3-5 çeşit pasta-börek  yapabilitesi olan herkes benim için olağanüstü  kişilerdi;elleri öpülesi,hayran olunası, takdir   edilmelere doyulamayası..:)
Yemek yapmak sanat,yapan sanatçıdır lakin, öyle çok da büyütülecek bir durum değildir,zira her yiğidin bir yoğurt yiyişi bir de yumurta pişirişi  mutlaka vardır..
Sadede gelecek  olursam,o akşam o sofradan tüm tarifleri alarak dönmüştüm eve..
En favori tarif ‘’Kağıtlı Kek’’ olarak yazdığım , ilk iş olarak hemen marketten kaplarını aldığım muffinlerdi..
Ne güzel şeylerdi onlar öyle,mini mini,sevimli,lezzetli mi lezzetli..
Her ihtimale karşı elimi muffine değirmeyip annemi izlemekle yetinmiş,tarifin tutmasıyla da, ilk koyunu kopyalayan bilim insanı kadar mutlu olmuştum muhtemelen..:)
Aradan çok zaman geçmedi nişanlandım..15 yaşındayım..
Önceleri;”Daha küçüksün, tatile geldin,dinlen.” diye mutfağa sokmayan annem,bu defa da ”Evlenince benim yemeklerimi özlersin,nasılsa zamanı gelince öğrenirsin.” diyerek beni yaklaştırmıyor yanına..
-Zaman mı kaldı anne? Gidiyorum ben! Desem de değişen bir şey olmuyor..
Şimdiki eşim, o zamanki nişanlım ailecek  yemeğe geliyorlar, ben sade ve sadece salata yapabiliyorum..
Gerisi için izin çıkmıyor annemden..
Birgün tv’de görüp 4 dakikada  yapıldığı iddia edilen yaş pastayı görüp,akşamında kardeşimle denemeye kalkışıp da,tüm pasta katlarını eritip tüketince,özetle iki paket pasta tabanını an-ı vahitte  heba edince ,daha başka bir şeyler  yapmak da gelmiyor içimden.
Babamın, yemekleri artık benim yapmam gerektiğini söylemesi de annemin mutfağın tek hakimi olmasını engelleyemiyor..
Küçüğüm, vakit de var öğrenmem için..:)  Evlenince öğrenirim nasılsa.:)  
Hem annem sık sık ziyaretimize gelen nişanlıma ve kayınvalideme söylüyor; ‘’Zeliha hiçbir şey bilmiyor.’’ diye..Onlar da dert etmiyorlar,öğrenir gider diyorlar..:)
Ben de,’’vakti gelince yaparım.’’ fikrini benimseyip evdeki son demlerimi yaşıyorum boş boş..:)
Derken zaman geçiyor, tam anlamıyla mutfağa giremeden,neyin nasıl yapıldığını anlayamadan evleniyorum..
 16 yaşında,kalakalıyorum mutfakta tek başıma..:)

Hadi yemek olayını bir şekilde hallediyorum da,şu pasta,kekten çektiğimi kimseler çekmemiştir..:)
Annemin hakkını yemiyeyim,bol bol kurabiye yapıp getiriyor o zamanlar fakat, kurabiye yetmiyor misafir ağırlamak için..Yanına pasta gerek,kek gerek,börek,çörek gerek..
O kadar da kötü değilim, krep yapabiliyorum mesela ama,evli bir hanımın olması gerektiği gibi hamarat,becerikli hiç değilim..
Kek yapmaktan ciddi ciddi korkuyor,ürküyorum..
Eşim bir akşam geldiği zaman müjde veriyor: Arkadaşım ailesiyle birlikte ziyaretimize gelecek…
Seviniyorum ve en iddialı tarifim olan , Hacer’in ablasından tarifini aldığım,sade ve sadece annem yaparken izleyebildiğim ,çeyizime de kaplarından bolca stok yaptığım muffinleri hazırlamaya kalkışıyorum..
Annem yaparken izlemişliğim var o kadar,annem tutturmuş ben de yapabilirim nasılsa.:) Vakit de gelmiş olmalı artık..
Muffinleri hazırlıyorum..
Misafirlerim geliyorlar,çayları, tabakları servis yapıyorum..
Fakat muffinler kağıttan çıkmıyor.:) Sanki içlerine tutkal koymuşum gibisine yapışıklar..
(Muffinleri kağıttan söküp çıkartabilene madalya verilse hakkıdır yani o derece..:)
Kibar misafirlerim her ne kadar muffinler kalıbından çıkmasa da,çıkartabildikleri kadarını yiyip,çok güzel olmuş demeyi ihmal etmiyorlar sağolsunlar.
Yıllar sonra arkadaş ortamında bahsediyorum” Yeni evliyken Betül bana gelmişti,çok mutlu olmuştum,muffin yapmıştım.” diyorum..Betül gülümsüyor ve ekliyor: Hatırlıyorum,tahta gibilerdi..:)
Hey gidi zaman heyy diyorum ben de…
O zaman ne yaptım nasıl ettim de öyle yapıştırdım o muffinleri kağıtlara..Nasıl bir tecrübesizlik,nasıl bir beceriksizlik ya da çocukluktu ki olmayası şeyleri oldurabiliyordum..
Normal kek yapmakta hala ustalaşabilmiş değilim ya, muffinlerim o günden sonra verdiğim yaklaşık 4-5 yıllık aranın ardından sonra,yeniden yaptığım hiçbirinde utandırmadılar beni..
En çok da bildiğimiz ıslak kekin muffine uyarlanmış halini yaptım,kakaolu muffin adı altında sorunsuzca ikram ettim..:)
Şimdi de sizlerle paylaşma vaktidir vakit.
Annemin bir bildiği varmış diyorum bazen..
Zamanı gelince her şeyler olup olup gidiyormuş.:)

KAKAKOLU MUFFİN
malzemeler:
-1,5 su bardağı şeker

-2 su bardağı süt
-1 paket kakao
-1 su bardağı sıvıyağ
-2 yumurta
-2 paket kabartma tozu
-Aldığı kadar un
Üzeri için:
-1 paket sade krem şanti

-1 çay bardağı nar suyu
-Nar taneleri
hazırlanması :

  1. Süt,kakao ve şekeri karıştırıp çırpıyoruz.Yumurtalarını ilave edip karıştırmaya devam ediyoruz.
  2. Azar azar un ve kabartma tozunu ekleyerek akışkan bir hamur elde edecek şekilde kıvamını ayarlayıp kaşık yardımıyla muffin kaplarımıza yerleştiriyoruz.
  3. Önceden ısıtılmış fırına koyup, pişip pişmediklerini kürdanla kontrol edip,pişmişse fırından alıyoruz.
  4. Krem şantiye nar suyunu ilave edip,koyu bir kıvam elde edene kadar çırpıyoruz.Eğer çok koyu olursa azıcık nar suyu,cıvık olursa da buğday nişastası koyarak kıvamı ayarlıyoruz..(Eğer ki bu şekilde uğraşmak istemiyorum derseniz sade krem şantiyle de süsleyebilirsiniz..:)
  5. Krem şanti torbasına aldığım şantiyi muffinlerin üzerine yerleştirip servis yapıyoruz.

 

Exit mobile version