
DOMATES SOSLU GÜL BÖREĞİ
malzemeler:
- 3 adet yufka
- 1 demet ıspanak
- 1 adet kuru soğan
- 3 çorba kaşığı zeytinyağı
- 3 adet domates
- 1 adet yumurta sarısı
- Tuz,karabiber
- Arzuya göre fesleğen
hazırlanması:
- Soğanı yemeklik doğrayıp, zeytinyağını aldığımız tavaya ekleyip soteliyoruz.
- Üzerine, rendelenmiş domatesleri ekleyip koyu bir sos kıvamı alana kadar pişiriyoruz.
- Sosumuzdan bir miktar ayırıp,böreğin üzerine dökmek için kullanabiliriz.
- Yıkayıp doğradığımız ıspanakları ,domates sotenin üzerine ekleyip,hafif yumuşayınca,tuz ve karabiberini ekleyip ocaktan alıyoruz.
- Yufkalarımızı 6 eşit parçaya bölüp,uzun kısmına ıspanaklı içten koyup gül böreği şeklinde sarıyoruz.
- Tüm parçaları hazırladıktan sonra, üzerlerine yumurta sarısı sürüp,kızarana kadar pişirip, üzerine domates sosu döküp servis yapıyoruz.
Uzun zaman oldu ‘O bir blogger” olalı, hatta öyle uzun geliyor ki,sanki blogger doğmuşum,hep blogumla sizlerleymişim gibi.
Günümün yarısı blogla ilgilenerek geçmese de büyük çoğunluğunda aklımda hep blog oluyor.Eşimi bile o kadar düşünmüyorum, yani o derece.:)
Sonra, serde titizlik var ,heyecan var, olmayasasıca mükemmeliyetçilik var,olacaksa elimden gelenin en iyisi olacak tarzı hüsnü kuruntularım vs. var.
Her ne kadar yemek yapmayı sevmiyor olsam da ,yemek blogu yazarı olarak, yazarlık kısmını kendime görev edinip, yemeklerin altına ,yanına,bucağına ilgili/ilgisiz faydalı/ faydasız, mantıklı/mantıksız onlarca cümleciği tutuşturmalarım,tutuşturamayacağım tutsa,başka şeylere odaklanamayaşım var!
Daha önce de anlattım ya, resimleri çekebilmek için bazen saatlerce uğraşlarım, bu zaman içinde yemeği seyrederken doyuşlarım, özellikle kış günlerinde,fotoğraflamak uğruna,sıcacık yemekleri soğutuşlarım var..
Yani demem o ki, bu blog işinde senin gibi,onun gibi, herkes gibi benim de ciddi uğraşlarım,hatırı sayılı emeklerim var..
Fakat görüyorum ki, bazı sayfalar,senden,benden ordan,burdan topladıkları tariflerden oluşturdukları korsan sayfalarda, sormadan,ruhun bile duymadan onlarca tarifi alıp paylaşıyorlar,bir de binlerce hatta 100 binlerce kişi tarafından takip ediliyorlar!
Ben bunları görünce üzülüyorum.
Ben,sen o kadar emek verelim,tarifi yazmak için,yemeği yapıp fotoğraflamak için saatlerimizi, nakitten daha kıymetli olan vaktimizi tüketelim,sonra birileri çıksın ve tüm emeklerin üzerine konuversin!
Bu olacak şey değil,ama oluyor işte!
Görüyorum ki önüne geçmek de mümkün gözükmüyor.
Ben, umutsepetim’in yazarı fotoğrafların annesi olarak, sen sevgili takipçimden özellikle FACEBOOK sayfamı beğenip,paylaşmanı rica ediyorum.
Ben şahsen tanıtım yapmayı beceremiyorum, belki de bloga odaklanmaktan buna vakit bulamıyorum.
Fakat, onca emek sarf ediyorsam, kopyala yapıştır yoluyla fotoğraflarımı sayfalarında yayımlayanlardan daha çok kişiye ulaşmam gerektiğini düşünüyorum.
Yanlışsam düzelt lütfen.:)