Kahvaltı ve Mutluluk

Geçen  hafta  yaşadığım olaydan sonra  anladım ki  şair  boşuna  dememiş ”  Kahvaltının  mutlulukla bir  ilgisi  olmalı .” diye.

Şöyle  ki  geçtiğimiz  cumartesi sabahı eşimle  uyandık  ve  ikimiz  de  hafta  boyu  özlemini  çektiğimiz  üzere  tatil  moduna  girip  kendi  çapımızda meşguliyetlerimize  daldık.

Bi  ara eşimin ‘Kahvaltı  hazırlasan mı acaba?’  diye mırıldandığını  duydum ve  birazdan  harekete  geçebileceğimi  söyledim.

Birazdan  ‘Ne  yapsam  acaba?’ diye  sorduğum zaman, ”Zaten  benim sınava  yetişmem  lazım, bir şey yapmasan da  olur.’ cevabıyla,modumu  bozmayıp,olduğum hal üzere  meşguliyetime  devam  ettim. 🙂

Derken,eşim  hazırlandı ve bana ses  etmeyip  gitti.  Sessiz  sedasız   gidişinden  bana  kırılmış  hatta  darılmış  olabileceğini  anlayan bendeniz, güzel güzel  dinlenmek  varken,kalkıp  en sevdiği  yemeklerden olan bizim buraların meşhur  topak kızartma  kebabını  ve  yanına  misler  gibi  pirinç  pilavımı yapıp  kendisini  aradım.

Telefonu  açmayışını,ilk  başta  sınavda  oluşuna  bağlasam da,sonraki   aramalarımın ardından  telefon açılmayınca bana  ciddi  ciddi  trip  yaptığını  anladım. 😉

Yapacak bir  şey  olmayınca,gelmesini bekledim ve  gelince  bu kadar basit bir şey yüzünden (Bana  göre) neden  böyle  yaptığını  anlamaya  çalıştım.

Aldığım  cevap  tatmin edici  değildi tabi, bu  benim için hala  basit  bir  şeydi  ve  eğer  hayat  müşterektiyse ,o  kahvaltı  pekala  eşim tarafından  da  hazırlanabilirdi. 😉

 

Derken,  o  günü  bu  şekilde  geçirdikten sonra,ertesi  gün  gelecek  olan misafirin de  vesilesiyle  sabah  erkenden kalkıp   bu  sofrayı  hazırladık.:)

Ki  olması  gereken  de  buydu  zaten.  Eşler  birbirlerine sessiz  sedasız  küsmek  yerine,birlikte  hareket  etmeyi  sağlayabilmeli.Özellikle  beylere  bu konuda  çok iş  düştüğünü  düşünüyorum.

Kadınların duygusal  ve  çocuksu  yapılarını göz  önünde  bulundurularak,  bu  doğrultuda  davranmalarının  yaşamı  daha  eğlenceli  kılacağından eminim.

 

Kursta  öğrencilerimle  olan  sohbetlerimizde  bana  en çok sorulan  soruların başında ,ailede  kadın-erkek  ilişkileri  geliyor. Ben  de  mümkün mertebe  araştırıp  cevaplamaya  çalışıyorum.

Pek çok kaynakta  görüyorum ki,  Sevgili  Peygamberimiz  s.a.v.  başta  olmak  üzere,sahabe-i  kiramın  tümü  eşlerine  karşı  oldukça  hassas,yumuşak  ve  onların  kendilerine  Allah’ın emaneti  olduğunun  bilinciyle,incitmekten  son derece  uzaklar.

Sevgili  Peygamberimizin  ev işlerinde   eşlerine  yardım ettiği, hatta bazı  zamanlar  eve  geldiğinde  yemek  olmadığı  zaman ‘Neden  yemek yok?’ demek bir yana, ses  etmeyip  oruca  niyet  ettiği  rivayetler  arasında.

Diğerlerini  bilemem  ama,  ”Elhamdülillah  Müslümanım” diyen,  Peygamberini s.a.v. tanıyıp  bilen   beylerin,  eşlerine  her konuda  yardımcı  olmalarını  inançlarının   gereği  olarak  görüyorum.

 

 

Ayda  yılda  bir  hazırladığım  kahvaltı  sofralarının olmazsa  olmazı  peynir  tabaklarından  bir tanesi.

 

Mevzunun üzerine  sofrayı  özetleyecek olursam,  aslında  oldukça  basit  bir  menüden oluşuyor .

Önceden  hazırlayıp  dondurucuya  attığım ve  her  zaman hazırda  olan  avcı  böreği  tarifi ;

Oldukça  bereketli  ve  incecik hamuruyla  pratik  mayasız  pizza    ve  klasik  kahvaltılıklar 🙂

 

Huzurlu,mutlu  hafta sonları  dileğiyle..

Exit mobile version