
Hayat Paylaşınca Güzel 🙂
Ne mutlu bana ki yine dünyanın en güzel arkadaşlarıyla (Herkesin dostu kendine güzel ama değil mi? J ) birlikte nefis bir gün geçirdim,ruhum da midem de bayram etti,bayram üstüne bayram ne iyi geldi..
Halbuki Ahsen sıkı sıkı tembihlemişti bir önceki buluşmamızda,”O kadar da ortaya döküverme olup biten her şeyi,göze gelir,nazar değer,canını sıkanlar olur.” diye.:)
Ama işte insan bu,içinde ne varsa o!
Bal dolu küpten sirke sızacak değil ya.:)
Çok şükür,binlerce şükür,sonsuz şükür..
Rabbim herkese nasip etsin en güzelinden,en hakikisinden,kardeşler,arkadaşlar….
Hem öğrencisi hem eğitmeni olduğu sıkı,sarsılmayan dostluklar..
Epeydir görüşemediğim,özlediğim,görür görmez de sitem ettiğim arkadaşım,(Neymiş? İnsan sevdiğine,nazının geçtiğine sitem edermiş,sitem edenlere alınmamak gerekirmiş.:) ) vakit sıkıntısından dem vurarak ekledi;
– Vaktim yok diyen insan en boş insandır:) arkasından kahkaha tufanı..:)
E hiçbirimizin vakti yok,fakat öyle doluyuz ki..:)
Çoluk çocuğa karışmışız,evimizin hanımı,çocuğumuzun anası olup,dizimizi kırıp oturacağımız yere tutmuşuz bu yaşta kurslar,okullara gitmelere heveslenip bir de bunca sorumluluğun üzerine öğrencilik gibi çok da kolay olmayan bir yükümlülüğünün altına girivermişiz..
Yıllardır ciddiye almadığımız öğrencilik neredeyse hayati önem taşıyan,gündemimizi oluşturan en ciddi olayımız olup,gelip kurulmuş hayatımıza..
Fena mı olmuş?
Tam aksine, bir canlılık,bir hareket bir bereket getirdiği,bizi mutlu ettiği aşikar..
Artık ‘’keşke’’ diye başlayan cümleler bile kurmaz ,emin adımlarla yol alır olmuşuz..
‘’O c.c. vermek istemeseydi,istek vermezdi.’’ Klavuzumuz olmuş,isteklerimiz belirginleşmiş,hedefimiz kesinleşmiş..
Öncesini sonrasını çok fazla düşünmeyip,şimdi yapılacaklara odaklamışız kendimizi…
Helal bize..:)
‘’Boşver be yaşı,başı kim tutar seni? Kim?
Gönlün ne kadar şık sen ondan haber ver,
Kimse inanmazsa inanmasın, sen inan yüreğine,
Hem ona geçmezse kime geçer sözün?
Yaşa be ,yaşa da öyle git,gireceksen toprağa.’’ diyor ya Can Yücel..
Şimdi daha anlamlı geliyor bana cümleleri,şimdi daha bir zevkle mırıldanıyorum..
Yaş baş dedimse,yaşımız da öyle kemale ermiş değil ha..:)
26 diyorum ben,sanırım bir süre 26 olarak kalıcam,çok sevdim bu yaşı,hiç yok yukarılara çıkasım..:)
Ne tezat oldu dimi ya? J
Olsun..
Boşverelim rakamları,gönlümüzden, hissettiklerimizden,ruhumuzdan ne haber?
Sevinebiliyor mu minik mutluluklarda?
Aslında incir çekirdeğini doldurmayacak olumsuzluklardaki kızgınlıkları örtbas edebilecek kadar?
Sevebiliyor mu dünyayı,çirkinliklerine itibar etmeden?
Soykırımın hesabını Allah’a bırakıp,mavi kelebeğin izinde umuda yolculuk hayatın adı..
İmkansız bile olsa,hayaller kurabilmekte hayatın tadı..
Mutfakta pişirilen Fransız çorbasını,sanki Eiffel kulesinde içiyormuşcasına mutlu olabilmekte gizli hayatın anlamı..
Hem bizim mutfağımız o demir yığınından çok daha sıcacık,çok daha samimi değil mi?
”Soğan çorbası mı ıyyy” gibisinden bir bakışım vardı tatmazdan, böylesine nefis bir çorba olduğunu bilmezden evvel..
Zaten ismini de ilk defa geçen yıl kadim dostum Sakine’den duymuştum..
Fransa’ya uygun uçak bileti olduğunundan haberdar olunca,kendisine yol arkadaşı arıyordu ciddi ciddi.:)
Gidip,bir soğan çorbası içip geri dönecekti,tek isteğiydi bu..:)
Kahkaha krizine girmiştim,nayır nolamazlar peşpeşe gelmişti..:) Oralara bir çorba için gidilir miydi? Soğan çorbası için hem dee.:)Arkadaşımın başına saksı düşmüş olabilir miydi? Böyle bir istek gerçek olabilemezdi ki.:)
(Çorba bahane,amaç gitmiş olmak tabi.:)
Mutfak sırları‘ndan aldığım tarif ile çorbayı ilk yaptığımda bir kez daha anladım ki,Sakine’yi kendime asistan yapmalıyım.:) O bayan herşeyi bilen, o,zevkine,hayallerine,isteklerine itibar edilmesi gereken..:)
Eğer siz de soğan çorbası hakkında benim gibi düşünenlerdenseniz,büyük yanılgı içindesiniz.(Damak tatlarının aynı olmamasından dolayı yine bir açık kapı da bırakmalı,genelleme yapılmamalı..Yani muhtemelen.:)
FRANSIZ USULÜ SOĞAN ÇORBASI
malzemeler:
- 4 adet kuru soğan
- 2 diş sarımsak
- 3,5 çorba kaşığı un
- 2 çorba kaşığı tereyağ (zeytinyağ da olabilir)
- 5-6 su bardağı et suyu
- tuz,karabiber,pulbiber
- ekmek dilimleri
- kaşar peyniri
hazırlanması:
- Soğanları ve sarımsakları yemeklik doğrayıp,çorba tenceresine alıp,tereyağ ilave ederek soğanlar pembeleşene kadar soteliyoruz.
- Soğanların üzerine unu ekleyip,karıştırıp üzerine et suyunu ekleyip,tuz,karabiber ve pulbiberi ilave ediyoruz.
- Çorbamızı 15 dakika kaynatıp,fırına dayanıklı kaselere paylaştırıp,üzerlerine kaselerin büyüklüğünde ekmek dilimleri yerleştiriyoruz.
- Ekmek dilimlerinin üzerine,rendelenmiş kaşar peynirlerini serpiştirip,fırında kaşarlar kızarana kadar pişiriyoruz..
Fırından çıkan çorbamızı içmelere doyamıyor,aynı öğünde hepsini bitirip yenisi için kolları sıvıyoruz..:)
Çorbayı robottan geçirerek de fırınlayabilirsiniz..Takdir sizin..:)
Çorbayı robottan geçirerek de fırınlayabilirsiniz..Takdir sizin..:)
Afiyet,şifa olsun inşAllah..
Gitmeden önce burayatıklayıp, bu güzellikten nasiplenmeniz ricası ile mutlu günler diliyorum..:)