
Haftaya rengarenk başlamak da pek keyifli.:)
Her ne kadar, heran kötü bir şeyler olabilir korkusu son zamanlarda bünyemi esir almış olsa da, bloguma şu resimleri yüklediğim andan itibaren içimde oluşan rengarenk tebessüme gölge düşmeden tamamlamayı ümit ediyorum.
Dilerim,her yeni gün, aydınlığa ,umuda açılan bir kapı misali , mutluluklar taşısın hayatın geri kalanına..
Haftalar önce avm gezerken rengarenk bardaklar dikkatimi çekti ve hemen koşup yapıştım.:)
Ben orada bardakları severken ( Ayyy,ne kadar tatlılaaar diye sesli sesli söylenme durumu) neler oluyor diye merak edip yanıma gelen eşim, pek hoşlanmadı her birisi pek iddialı renklere sahip olan bardaklardan ve (Yine de sen bilirsin ama demekle birlikte) daha sade bardaklar alsam daha iyi olacağına dair fikrini beyan etti.
Ama öyle çok hoşuma gitti ki renkleri, o an beni en çok mutlu edecek,hatta dünyadaki en mutlu kişi kılacak şeyin bu bardaklar olduğunu söylemek için tereddüt bile etmediğimi görünce, hemen kutuyu kucaklayıp alışveriş sepetine atıverdi.:)
Her kadın gibi ben de kendime veya evime veya sevdiklerime cici bir şeyler aldığım zaman sevinir mutlu olurum ama,bu defa olayı biraz abarttım ve bu bardaklar için bir şeyler yapma isteği neredeyse o gece uyutmadı beni.
Renkli tabaklar alsam,çok boğucu olacağını düşünüp, masa örtüsünü renkli diksem göz yoracağı kanısına vararak renkli peçetelikler yapma fikrinin beynime yerleşmesiyle ancak uykuya dalabildim.:)
Ertesi sabah hemen evdeki kartonları ortaya döküp,bu fikri icraa etmeye koyulup, kısacık sürede, oğlumla birlikte peçetelikler yaptık ve bu defa da bu kadar basit ve bu kadar hoşuma giden şeyler yapabildiğimiz için çok mutlu oldum.(Rabbim bu meziyetimi ömür boyu sürdürmeyi nasip etsin.)
Eğer ki yapmak isterseniz, ki bence mutlaka yapmalısınız,ihtiyacınız olan şey, istediğiniz renklerde oluklu kartonlar, makas, zımba ve cetvel.Bir de kurşun kalem.
Rengi belirledikten sonra, cetvelle ölçüyü belirleyip keserek uçlarından zımbalıyoruz ve istediğimiz kadar peçeteliğe sahip oluyoruz.:)
Peçeteliklerimi de yaptıktan sonra kuzenlerim ve teyzemleri yemeğe davet edip,onlarla birlikte rengarenk bir masayı paylaşmak adına, canlı renklerle pratik tarifler hazırlamaya çalıştım.
Bir süre önce keşfettiğim ve neredeyse artık hiçbir sofradan eksik etmediğim çemen ve o gün için evde bulunduğundan yaptığım ve beklenmedik bir şekilde özellikle de minik kuzenlerim tarafından çok sevilen karnabaharla başlayalım tarifleri paylaşmaya.
Çemen tarifini daha sonra yazıcam inşAllah.
Karnabaharı ise, güzelce yıkayıp parçalara ayırdıktan sonra, tuz,rendelenmiş sarımsak ve zeytinyağ ile harmanladıktan sonra fırın poşetine koyup,fırında pişirdim.
Uzun zamandır denemek istediğim tariflerden biriydi patlıcanlı biber ruloları.
Mutfakta en güzel renklerden birine sahip olduğunu düşündüğüm biber bu sofrada olmasa olmazdı.
Hazırda közlenmiş biber olduğu zaman, heran hazırlanabilecek ruloların tarifi bir çoğumuzca malum ama benim blogumda da bulunması adına,tarifi yazıyorum.:)
- 6 adet büyük kapya biber
- 4 adet ince patlıcan
- 2 adet havuç
- 2adet taze soğan
- Biberleri közleyip,bir poşetin içerisine alarak soğumasını bekleyip, soğuyunca kabuklarını soyup,bir kenara alıyoruz.
- Patlıcan ve havuçları küp şeklinde doğrayıp kızartıyoruz.
- Taze soğanların yeşil yapraklarından biberleri bağlamak için ayırıp geri kalanını incecik doğrayıp, kızarttığımız patlıcan ve havuca ekleyip karıştırıyoruz.
- Soyduğumuz biberleri ikiye kesip, geniş olan tarafına patlıcanlı karışımdan koyarak rulo yapıyoruz.
- Soğan yapraklarıyla bağlayıp servis tabağına alıyoruz.
Yine minik şefimin yardımıyla hazırladığım ve fırınladığım misket köfteler.
Köfteleri klasik köfte usulü ile hazırlayıp, üzerine salçalı sos döktüm ve üzerleri kızarana kadar pişirip servis tabağına aldım.
Son zamanlarda davet sofralarından eksik etmediğim havuçlu patates salatası.
Görselliğinin güzelliği,tadının nefaseti ve yapım aşamasının pratikliği bir araya gelince, bu salatanın misafirlere sunulması kaçınılmaz oluyor.
İçerisindeki renklerle o günkü soframıza da pek yakıştı.:)
- 5 adet iri patates
- Tuz
- Karabiber
- 2 adet havuç
- 1 su bardağı yoğurt
- 2 diş sarımsak
- 3 çorba kaşığı mayonez
- 1 çorba kaşığı zeytinyağ
- 1 fincan dövülmüş ceviz
- 5-6 dal maydonoz
- Patatesleri iyice haşlayıp, püre haline getiriyoruz .Tuz ve karabiber ekleyip cevizden büyük parçalar kopartarak elimizle ortasını bastırıp,çukurlaştıyoruz.
- Patates püresi bitene kadar bu işlemi uygulayıp, hazırladığımız patates çanaklarını servis tabaklarına alıyoruz.
- Havuçları rendeleyip, zeytinyağ ve mayonez eklediğimiz tavaya alıp,pişene kadar ocakta tutuyoruz.
- Karıştırma kabına,yoğurt,rendelenmiş sarımsak,dövülmüş ceviz,maydonozu alıp,kafi miktarda tuz ekleyerek karıştırıyoruz.
- Pişen havucu da yoğurtlu karışıma ekleyip tekrar karıştırdıktan sonra patates çanaklarına alıp,maydonoz ve havuçla süsleyip servis yapıyoruz..
Rengarenk ve yaz sofrasına ağır kaçmayacak bir pilav düşünürken aklımda beliren ilk tarif ,daha önce tarifini yazdığım gökçesu pilavı oldu.
Geriye tek pirinç tanesinin bile kalmadığı düşünülürse,bence çok da güzel oldu.:)
Klasik marul salatasının üzerine bir miktar da mısır serpiştirdim.
Her salataya olduğu gibi bu salataya da renk ve lezzet kattı.
Neredeyse her blogda mutlaka tarifi olan ve benim anca yapmaya fırsat bulabildiğim, bu günlerde de gelene gidene yaptığım muhallebili kadayıf.
Bardakta sunum daha kolay ve daha hoş oluyor kanısındayım.:)
Tadımızın,tuzumuzun hep kıvamında olacağı ,rengarenk bir hafta dileğiyle..
Sağlık ve umutla kalın..