Kereviz Yaprağı Çorbası

Üst üste kereviz tarifi veriyor olmaktan gocunmuyorum.:)
Zaten şu vereceğim çorba ile önceki kereviz tarifleri  arasında,aynı ismi taşıyor olmalarından öte bir yakınlık yok.
Kerevizin yaprağı ile kökü çok farklı.
Aynı bedende yaşıyor olmalarına rağmen, tatlarının farklı olmasına  şaşıracaktım ki, aslında tüm sebze ve meyvelerin bu şekilde olduğunu hatırladım.:)
Portakalın kendisiyle,ağacının kökü veya yaprağı ne kadar benziyor  ki birbirine?
Veya domates, biber mesela..
Üzüm,muz,çağla sonra!
Saydıkça şaşıyorum hâlâ! (Şapkalı â yapabilmeyi öğrendim bu arada)
Tatları farklı,görüntüleri,renkleri..
Meğersem yıllardır hiç farketmezmişim,yediğim şeylerin kendileri ile kökleri veya dallarının birbirinden çok başka olduklarını.
Hoş o saydıklarımın yapraklarıyla yemek yapılmadığından, öyle bir kıyas yapma gereği duymamam çok normal.
Kerevizin kökü ile yaprağı arasındaki tat farkı bu yüzden beni şaşırttı.
Sanırım ben,taze soğan gibi algılamıştım.
Ucu da,bucağı da aynı olacakmış gibi.
Ama öyle değilmiş.
Aynı topraktan,yüzlerce çeşit,hatta aynı daldan çeşit çeşit meyveler elde edilmesine imkan veren Yüce Yaradan, bu sebzeye de farklı bir tat,hatta koku vermiş.
Bir de yaprağına ayrı,köküne ayrı şifa depolayıp,kullarının hizmetine sunmuş.
Bize de yiyip,içip,israf etmeden şükretmesi kalmış.

 
Kerevizlerin yaprakları öyle güzel gözüküyordu ki,atmaya kıyamadım.
Faydası var mıdır,yok mudur araştırmadan,her yeşil bitkinin mutlaka çok faydalı olduğu düşüncesiyle çorbasını yapmaya karar verdim. (Tahmin ettiğimden daha  faydalı olduğunu ,nete bakınca öğrendim)
Günler önce komşumun getirdiği mısır unlu çorbadan yola çıkarak, 10 dakikada hazır olan bir çorba yapıverdim.
Üzerine bolca limon da sıkınca, tam bir kış çorbası oldu.
Kerevizin yaprağında hissedilen o farklı koku,dereotunun çorbaya girmesiyle yok oldu.
Kereviz pişirirken yapraklarını atmayıp, sıcacık bir çorbayla değerlendirmek,şu hastalıkların  kol gezdiği günlerde,kendimize yapabileceğimiz en büyük iyiliklerden biri olsa gerek..

Kereviz Yaprağı Çorbası

malzemeler:

  • 1 adet soğan
  • 2 adet taze sarımsak
  • 3 çorba kaşığı mısır unu
  • 2 çorba kaşığı tereyağ
  • tuz
  • Bir tutam kereviz yaprağı
  • 1 tutam dereotu

hazırlanması:

  1. Tereyağı tencereye alıp,üzerine ince doğranmış soğanı ekleyip soteliyoruz.
  2. Soğanın üzerine,mısır ununu ilave edip kavuruyoruz.
  3. 2-3 dakika kavrulduktan sonra,azar azar ılık su ilave ederek karıştırıyoruz.
  4. Çorbamız kaynayıp koyulaşınca,üzerine ince doğranmış kereviz yaprakları,dereotu ve taze sarımsağı ekleyip,tuzunu da ilave ettikten sonra,bir taşım daha kaynatıp ocaktan alıyoruz.
  5. Üzerine limon sıkıp afiyetle içiyoruz.:)
Afiyet,şifa olsun..
↑
Exit mobile version