Hayatın İçinden
Sevmeyi Bil Yeter…

Doğup,azıcık büyüyüp de aklın ermeye başlayınca,sana öğretilmek istenilenlerle kuşatılıveriyor etrafın.
Türlü objeler, akrabalar derken liste uzayıp gidiyor.
Sen öğrendikçe,bildikçe seviniyor anne-baban..
Sonra da benzer sorular ard arda geliyor;
– En çok anneni mi seviyorsun,babanı mı?
– Babaannemi anneanne mi?
– Amca mı dayı mı?
Aynı anda tüm sevgileri içinde barındırmanın mümkün olmadığı yerleşiveriyor bilincine habersizce..
Bundan sonra,hayat boyu en sevdiklerini,seni en çok seveni içinde taşıyıp,diğerlerini es geçmeye başlıyor,hep bir seçenekler silsilesine mahkum buluyorsun kendini..
Oysa, kalbin öyle büyük, sevgiye ,sevmeye öyle meyilli ki, sen kısıtlamasan, sınırlamasan, hayat boyu sevmek ve sevilmek için nedenlerin hiç bitmeyecek..
İlla ki bir sebep aramayacaksın o zaman.
Kan bağından sevmenin yanında, gönül bağıyla sevmenin, dünyaya sevgiyle bakmanın hazzını yaşacaksın ömür boyu..
Ve sevdikçe,hiç eksilmeyecek, çoğalacak,çoğaldıkça mutluluklara yol alacak,mutlu kılacaksın..
Yol kenarında yürürken,gözüne çalınıveren pembe bir gül dalı bile sevindirecek seni.
Ne bahtiyarlık değil mi?
Sana değer ve emek verenleri sevmen büyük erdem doğrusu.
Hele yapılan iyilikler karşısında kayıtsız kalmayıp,saygıyla bütünleşmiş bir muhabbet tadabileceğin en güzel duygu.
Fakat , karşılıklı sevgiler alışveriş olmaktan öteye gidemez bazen..
Sebepler ortadan kalkınca, bir de bakmışsın bomboş kalmışsın..
Hayatı her an yaşamak,kana kana hissetmek istiyorsan, küçük sevgilerin farkına varacaksın.
Dedim ya, bir çiçek, hatta yoluna çıkan çirkince bir böceğe bile sevgiyle bakmaya çalışacak, (belki zor olacak ama) bir müddet sonra, senin için hiçbir anlamı olmadığını düşündüğün şeylerden bile zevk almaya başlayacaksın..
Seni kızdıran birine, iyilik üstüne iyilik yaparak,onu şaşırtmak ne kadar eğlenceli olur düşünsene!
Tüm silahları elinden alınmışçasına,kalakalır öylece..
Sen hem mutlu, hem de kazanan olursun.
Küçük şeylerdeki büyük mutlulukları keşfettikçe, kendine güvenir, güçlendikçe güçlenirsin.
Sen güneşe aşıksan, onu seviyorsan, onun kadar parlak hayallerin varsa, kim alabilir ki onları elinden?
Karşılıksız yaptığın iyiliklerden mutlu olma hissine kim engel olabilir ki?
Sevmeyi bilmekte hayatın gizemi.
Sevmeyi bil yeter ki…
Sevgiyle…
Zel…




Ne kadar da güzel söylemişsiniz.. İnsan öncelikle sevse tüm diğer duygulardan arınıp herşey o kadar güzel olur ki.. Tüm insanların kalbiin sevgiyle dolması dileğiyle…
Sevgi; sebep aramamak, zaman aramamak, günahıyla sevabıyla kabullenebilmek kaydıyla halis sevgi mertebesine erişebilir.
Su misali aktı yüreğimde her bir kelamın Zelişim…
Kalemine ve en önemlisi yüreğine sağlık.
Baki muhabbetlerde birlikte olabilmek, sevgimize sımsıkı sarılabilmek duasıyla tatlışım…
güzel yazı için teşekkürler..
Seni kızdıran birine, iyilik üstüne iyilik yaparak,onu şaşırtmak ne kadar eğlenceli olur düşünsene!Tüm silahları elinden alınmışçasına,kalakalır öylece..
Çok eğlenceli olur:)
sevmeyi bil yeter…işte başlık söylenecek herşeyi özetliyor
sevgiyle…
güzel hoş bir yazı olmuş..betül
ilgi çekici bir blogunuz var
çok hoş
benim bloguma da beklerim
http://psikologaysegulantalya.blogspot.com/
Sevmeyi bilenlerin günü kutlu olsun o zaman:)))))
Güzel gönüllüm, geniş yüreklim ne güzel bir yazı olmuş..Kalemine sağlık..
tümm sevenlerin en çokda sevmeyi bilenlerin bu güzell günü kutlu olsun 🙂
Hayırlı cumalar canım..Fazla yorum yazamasamda takipteyim..:)
sevgiler..
Sen güneşe aşıksan, onu seviyorsan, onun kadar parlak hayallerin varsa, kim alabilir ki onları elinden?
Harika…
Yani yani..
KAtılıyorum sana.
BENCE SEN İLAHİYATI BIRAK
EDEBİYAT OKU GÜZELİM