LAHMACUN BÖREĞİ,KAŞARLI PRATİK MANTAR

HAYATA GÜLÜMSEYEBİLMEK !
Gökyüzünde şimşekler çakıyor, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.
Küçük kız her sabah olduğu gibi,annesinin sesiyle uyanmış,kahvaltısını etmiş ve okula gitmek üzere evden çıkmıştı.
Ancak, şimşekler birbirinin peşi sıra o kadar gürültüyle  çakıyordu ki,küçük kızın annesinin içini bir endişe kaplamıştı.
Anne,yavrusunun bu kötü havada korkmaması için,ardından hızla sokağa fırladı.
Biraz öteye gidince bir de baktı ki,kızı az ileride minik adımlarla yürüyor,şimşek çaktığı anda durup, gökyüzüne bakarak gülümsüyordu..
Anne,kızının bu davranışına  pek bir anlam veremeyip,hızla yanına yaklaştı ve sordu:
-Yavrum,korkmadın mı,bu havada yalnız yürümekten ?
Hem ne zaman şimşek çaksa,durup yukarıya bakarak ne yapıyorsun ??
Küçük kız gülümseyerek cevap verdi:
-Gülümsüyorum…Çünkü  Allah fotoğrafımı çekiyor…..
….
Algılayışın güzelliğine bakarmısınız?
Üzerimize yağmurlar yağıp,şimşekler çakarken,kaçımız o şekilde düşünüp, gülümseyebiliriz acaba ?
Hayatın getirdiği ve bizim olumsuzluk olarak düşündüğümüz olayların iyi tarafını iredelemeye ne kadar meylederiz ?
Şahsen,çoğu kez başaramıyorum ben..
Küçük şeylerle,kocaman mutluluklar yaşamasını bilen bünye,bazen de gereksiz sebeplerle,kendi kendini harap edebiliyor..
Normale dönebilmek içinse,birazcık zaman ve çoğu kez bir kaç tablet hap iyi gelebildiği gibi bazen de,hiç bir şey fayda etmeyebiliyor..
Ve eğer yaşadıklarım,çevremde gördüklerim beni yanıltmıyorsa,insana en büyük sevinci de,üzüntüyü de yaşatan yine insan!
Belki de bazıları,içlerinde yaşama sevincine dair son bir kırıntı bile kalmadığından,etrafındaki mutlu insanları da umutsuz vak’alara döndürmek için çaba sarfetmekte  hayata tutunmak için..
Üç günlük dünyada,yaşanılası onlarca güzel duygu varken,ille de olumsuzluklar yaşamak ve yaşatmaya kendini adamış,garip insanlar da var malesef çevremizde..
Zaten maharet de,böylelerine rağmen,hayatta ve ayakta dimdik durabilmek esasında..
Fakat,insan da etten ve kemikten bir varlık sonuçta..
Hele de insancıl duygulara sahipse,kayıtsız kalması zor oluyor,sebepsiz ve gereksiz yermelere…
Yine de, hayata gülümsemekte tek şifa !
Herşeye rağmen diyemiyeceğim..
Çünkü bazen insanın başına öyle şeyler geliyor ki,bırakın gülümsemeyi nefes almakta bile güçlük çekiyorsunuz..
Ne yapılabilir o zaman?
”Ya Rabbim beni hayırlı insanlarla karşılaştır,kötülüklerden emin kıl,altından kalkamayacağım yüklerle imtihan etme!”diye yakarışta bulunulabilir Mevla’ya..
O’ndan ötesi yok nasılsa..
Zaten o kadar aciziz ki,sabah evden çıkarken tekrar dönebileceğimiz meçhul,uçakla yolculuğa çıksak hedefe varabileceğimiz..
Hatta, yastığa başımızı koyduktan sonra,uyanabileceğimizin bile garantisi yok..
Hal böyleyken,hayat bir rüyadan ibaretken,niye insanca duygularla mutlu mesut yaşamak varken,bazıları herşeyin üzerine kara perdeler çekme mücadelesinde?
İmtihan belki..
Belki hayatın tuzu biberi..
İşte tüm bunlara rağmen,hayata gülümseyebilmeyi diliyorum..
Hepimizin adına..
İnşAllah,yüz kaslarımızı zorlamaya gerek kalmadan,kendiliğinden oluşan tebessümler yerleşir yüzümüze..
Çevremizde daima iyi insanlar görmek dileğiyle..

Güzelim lahmacun böreğimin altına yazılacak yazı değildi ya,içten geldi,parmaklardan klavye aracılığı ile dökülüverdi işte..:)
Böreğimize dönecek olursak,(ki dönmeliyiz)son zamanların, (tüm zamanların da olabilir.:) en pratik ve lezzetli böreklerinden..
Oğulcuğum öyle çok sevdi ve ben de yaparken öyle zevk aldım ki,(pratik olmasından sebep.:)en sık aralıklarla yaptığım yemek olarak  tarihime geçti.:)
Hem ekmek,hem yemek niyetine.:)
Yanında da bol ayran varsa 🙂
Daha da bir şeye gerek kalmıyor..
Mutlaka ama mutlaka denemenizi tavsiye ediyor ve tarife geçiyorum..


LAHMACUN BÖREĞİ

malzemeler:

  •  3 su bardağı un
  • yarım paket yaşmaya
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Aldığı kadar ılık su

iç malzemesi için:

  • 300 gr. kıyma
  • 2 domates
  • 2 biber
  • 2 soğan
  • 1 tutam maydonoz
  • 1 çorba kaşığı salça
  • tuz,karabiber

hazırlanması:

  1. Hamuru için geniş bir leğene,un,yaşmaya,tuzu alıp,üzerine azar azar ılık su ilave ederek kulak memesi kıvamında bir hamur hazırlıyoruz.
  2. Hamur mayalanırken,iç harcını hazırlıyoruz.Bunun için,domates,biber ve soğanları robottan geçirip,sos haline getiriyoruz.
  3. Sos haline getirdiğimiz karışıma kıymayı ve ince doğranmış maydonoz ile tuz ve karabiberi de ekleyip,lahmacun harcı kıvamında bir harç hazırlıyoruz.
  4. Mayalanan hamuru,yağlanmış fırın tepsisine yayıp,üzerine iç harcı yerleştirip 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
  5. Bu şekilde daha pratik olmakla birlikte,minik bezeler hazırlayıp,merdane ile açarak,klasik lahmacun şeklinde de yapabilirsiniz..(ilk resimdeki gibi 🙂

Her ne şekilde olursa olsun,sonuç şahane oluyor..:)
Denemek isteyenlere afiyet olsun…

KAŞARLI PRATİK MANTAR

Aylardır Pratik yemekler kategorisinde resmi bulunan ancak tarifini ekleyemediğim kaşarlı mantarların da tarifini vermek istiyorum 🙂
Çok ama çok pratik,özellikle davetlerde,şahane bir alternatif..

KAŞARLI MANTAR:
malzemeler:

  • Yarım kg. kültür mantarı
  • 3 çorba kaşığı tereyağ
  • 300 gr. kaşar peynir
  • tuz

hazırlanması:

  1. Mantarları güzelce yıkayıp,içini çıkartıp,kuruladıktan sonra,yağlanmış fırın tepsisine yerleştirip,içlerine de minik tereyağ parçaları koyarak,mantarlar kızarana kadar pişiriyoruz.
  2. Mantarlar kızarında fırından alıp,üzerlerine kaşar peynirlerini koyarak tekrar fırına gönderip,kaşarlar eriyene kadar fırında tutup,servis yapıyoruz..

Sağlık ve afiyetle..

Exit mobile version