Rabbin, elçisi hz. İsa’nın ağzından şöyle der sana;
‘’Sizden birinizin yüz koyunu olsa,onlardan biri kaybolsa,diğer doksandokuzu bırakıp,onu aramaya gitmez mi? Ve onu bulduğunda, neredeyse diğerlerini unutacak kadar sevinmez mi ?’’
Bir hata ettiğinde,Rabbinden yüz çevirir ve kaybolmuş olursun..
Bundan sonra,kaybolmuş tek koyunu arayan kişi gibi,Rabbin de,senin yolunu bekler..
Sen hata ettin diye,seni gözden çıkarmaz..
Özür dileyip döndüğünde,en az eskisi kadar,belki daha da çok sever seni..
Bir vakitler çocukken anneni hatırla..
Üstünde oturduğunuz kanepenin bir köşesi kirlense kanapeyi hemencecik sokağa atıyor muydu?
Elinde tuttuğun kitabın bir sayfasına mürekkep damlasa kitabı fırlatıp atar mısın?
Fakat sen yanlış söylediğin bir kelime yüzünden seni defterden silen,sınav kağıdında yaptığın imla hatasından dolayı kırık not veren,doğum gününde hediye almayı unuttun diye senden ayrılanları da tanırsın..
Toplantıya azıcık geç kaldın diye,bir güzel paylanıp,kızağa alındığın durumları da hatırlamalısın..
Sen bir insansın..
Hata yaparsın..
Hata yapmama ve insan olmak,bir arada bulunması imkansız iki durum..
Öyleyse seni yaratan,yaptığın hatalarda hemencecik gözden çıkartacak kadar acımasız olabilir mi?
O seni hatalarınla seviyor..
Bu yüzden,hata yapmana değil,hatalarından dolayı özür dilemene önem veriyor.
Rabbin,senin açık ettiklerini de,sakladıklarını da bilir.Ayıp ve kusurların her an O’nun nazarındadır.Ama yüzüne vurup da mahçup etmez seni..
Durup,durup hatalarını sayıp kendini kötü hissetmene çalışmaz..
Her zaman senin sırdaşındır,hatalarını anlayışla karşılar,kusurlarını bağışlamaya hazır olduğunu söyler ve onları örter..
Öyle bağışlar ki seni; hiç hata etmemişsin gibi yeniden seveceğini söyler..
Kendisinden hem bağışlama hem de merhamet istemeni belletir sana..
Bağışlar seni,günahlarını siler..
Bağışlamakla da kalmaz; merhamet eder,yeniden sever seni..
Hiç kusur etmemişsin gibi…
Senai Demirci
Ne güzel değil mi?
Bizi hatalarımızda,kusurlarımızda bile sevecek,bir kalemde silmeyecek yüceler yücesi Rabbimiz var..
O’na yönelebildikten sonra,asla geri çevirmeyecek,birgün mutlaka cevap verecek mağfireti pek bol sahibimiz var..
Öyle büyük ki,heran açık olan Rahmet kapısını bazı özel anlarda sonuna kadar açıp,davet ediyor bizleri..
Bu gece inşAllah bu özel anları içinde barındıran,bin aydan daha hayırlı olan Kadir gecesini idrak edeceğiz..
Güzel Mevlam hepimizin günahlarını af,dualarını kabul eylesin..
Birbirimizi bu özel gecede hayır dualarda hatırlamak dileğiyle…
Ramazan-ı şerif geliyor,geldi derken bu Rahmet ayından geriye sadece 3 gün kaldı..
Bu yıl evde pek az kalabildiğimden,kaldığım zaman da,arkadaşlarım benden önce davranıp,davet ettiklerinden evimde iftar hazırlamak kısmet olmadı..
Eğer olsaydı,ana yemeğim milföylü tavuk,tatlım da hamaylı tatlısı olurdu 🙂
Oktay Usta’nın yeni aldığım kitabından uyguladığım bu tatlı,hiç zorlanmadan yaptığım ve sonuçtan gayet memnun kaldığım, gayet pratik bir tarif…
Elde yapılmış tatlı hazırlamanın haklı gururunu yaşatması da ayrı bir güzellik..:)
Bayram için hoş bir alternatif olabilir düşüncesindeyim…
(Tarifte olmadığı için cevizi sadece 3-4 tanesine koymuştum ancak,cevizli olanlar daha lezzetli idi..Bilginize 🙂
Şerbeti için: 4 su bardağı şeker ,4 su bardağı su, 1 dilim limon
Süslemek için: Hindistan cevizi
Hazırlanması:
1. Öncelikle muhallebimizi hazırlıyoruz.Tencereye,un,süt,toz şeker ve vanilyayı koyup karıştırarak koyu kıvamda bir muhallebi pişiriyoruz.
2. Şerbeti malzemelerini de tencereye alıp,kaynadıktan 5 dak. sonra ocaktan alıyoruz.
3. Hamurumuz için,karıştırma kabına,süt,zeytinyağ,su,erimiş tereyağını alıp
karıştırıyoruz.
İki çorba kaşığı un ilave edip karıştırdıktan sonra,sirke ve limon suyunu döküp,alabildiğince un ekleyerek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz.
4. Hamurumuzun ve tezgahın üzerine, nişasta serpiştirip,merdaneyle olabildiğince ince bir hamur açıyoruz.
5.Dört parmak kalınlığında şeritler kesip,şeritleri de ortadan ikiye keserek,hamurların uç kısımlarına önceden hazırladığımız muhallebiden bir tatlı kaşığı koyuyoruz.
(Eğer ceviz koymak isterseniz,iri dövülmüş cevizleri de muhallebiye karıştırıp koyabilirsiniz.)
6.Uçlarına muhallebi koyduğumuz hamurları,üçgen böreği sarar gibi sarıyoruz.
7.Kapattığımız kısım alta gelecek şekilde,yağlanmış fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
8.Erittiğimiz tereyağını fırça yardımıyla sürüp önceden ısıtılmış 180 derece fırında,üzeri kızarana kadar pişiriyoruz.
9.Tatlımızı fırından alıp,ılık şerbeti üzerine gezdiriyoruz.Şerbetini çekip ılındıktan sonra,üzerine hindistan cevizi serpiştirip servis yapıyoruz..
Afiyet olsun…:)
Cumamız mübarek,Kandilimiz hayırlara vesile olsun…
Güzel Rabbimiz gönlümüzden geçen tüm hayırlı dualarımızı kabul eylesin..
Dünya imtihan dünyası, biliyoruz ki,herşeyin bir sebebi var ancak,şu özel günlerin hürmetine,dünyamızda yaşanan tüm kargaşa-savaş,açlık ve diğer kötülükler son bulsun…
Herkesin iyilikte yarışacağı,dostça,kardeşce yaşanabilen bir güzel mekan olsun dünyamız…
Bayramı bayram olarak yaşayanlardan olabilmek ümidiyle,bayramınızı en içten dileklerimle kutluyorum..
Ben 2 haftalık bayram molası vermek durumundayım..:)
Yola çıkacak herkese de hayırlı yolculuklar dileyerek,hepimizi Allah’ a emanet ediyorum..
Dua ve muhabbetle…