
Balık Ye, Depresyondan Kurtul! 🙂
Yazıya attığım başlığı Genç Beyin dergisinde okuduğum zaman,’Ben bunu hissetmiştim zaten.’ demekten alamadım kendimi.
Zira ne zaman ki evlenip, deniz kıyısındaki şirin köye gelin gittim,işte o zaman, balık tutmak ve balık yemek benim için motivasyon kaynağı oldu.
Öncesinde yemeyi ve görmeyi isteyeceğim en son yemekti balık.
Ta ki nişanlıyken kayınvalidemlere gidip,ay ışığında ağları denize atıp,o eşsiz manzaraya şahit olduktan sonra,sabahında heyecanla ağları toplamaya gidene kadar.
Güneş tüm ışıltısıyla doğarken,denizin en berrak en duru halini seyre dalmışken,bir taraftan toplanan ağlara takılan birbirinden farklı balıkların tekneye gelişine çocuklar gibi sevinişim hala hatırımdadır.
Kendi tuttuğumuz balıkları pişirmek,yemek öyle güzel gelmişti ki,hayatımın en nefis günlerinden biriydi şüphesiz.
Zaman geçtikçe,balık ağına gitmek sıradanlaşsa da,balık yemek ve pişirmek bende hep aynı dinginlik hissini uyandırır.
Genç Beyin’de yapılan araştırma sonucunu okuduktan sonra bu hissim kuvvetlenerek,sanki anti depresan almışımcasına beni mutlu etmekte.
( Hoş beni mutlu etmek kolaydır,komşumun getirdiği bir tabak bezelye de aynı hissi uyandırır ya .:) )
Okuduğuma göre, 23 ülkede yapılan araştırmalar,balık tüketimiyle,depresyon arasında ters orantı bulunmuş.
Yani çok balık tüketen Singapur gibi ülkelerde kadınlarda depresyon oranı %1 lerde seyrederken,Afrika ülkelerinde bu oran % 25 leri buluyormuş.
Sadece balık yiyerek depresyondan kurtulmak ne kadar mümkündür bilemem ama,bildiğim bir şey varsa,insanın ufak mutlulukları keşfederek,hayattan zevk almayı bilmesi gerektiği.
Hayatın her anının tadını çıkartanlardan olabilmek ümidiyle..
Daha önceki tariflerde de bahsetmiş olduğum üzere,evde balık pişirmenin tek olumsuz tarafı kokusu.
Fakat ben fırında balık olayını keşfettikten sonra,bu kısma hiç kafa yormuyorum.
Kısa sürede,sağlıkla ve kızartmaya nazaran kokusuzca pişen balıklar,bir sonrakini iple çekmeme sebep oluyor.
Söz konusu balık olunca,farklı tarifler yapma şansı kısıtlı olsa da,bir kaç ufak dokunuşla,ortaya bambaşka lezzetler çıkabiliyor.
Daha önce restoranda yediğim kaşarlı balıklardan yola çıkarak,ben de mantar ilaveli denedim ve başta çok balık sevmeyen oğlum olmak üzere,herkesten tam not aldım.:)
Belki de balık sevmeyen çocuklar için ideal tarif budur.:)
KAŞARLI,MANTARLI BALIK
malzemeler:
- Kişi adedine göre balık (Çipura veya levrek)
- Yarım kg. mantar
- Tereyağı
- Kaşar peyniri
- Tuz
- Maydanoz
- Sarımsak
hazırlanması:
- Balıkları temizletip tuzladıktan sonra,süzgeç üzerine alıyoruz.
- Mantarları temizleyip,dilimledikten sonra fırın kabına alıp,üzerine tereyağı parçaları yerleştirip,balığı mantarların üzerine koyuyoruz.
- Dilediğimiz miktarda soyulmuş sarımsak ilave edip, balıklar kızarana kadar pişiriyoruz.
- Hafif kızaran balıkların üzerine,kaşar rendesi serpiştirip,kaşar kızarana kadar yeniden fırınlıyoruz.
- Kaşarlar da kızarınca,balıkları fırından alıp,üzerine kıyılmış maydanozları ekleyip servis yapıyoruz.
Afiyet olsun.
PRATİK BİR FİKİR 🙂
Sarımsağın faydaları da,yemeklere kattığı lezzet de malum.
Fakat ben ,alel acele hazırladığım yemeklere,vakit kaybı olmasın düşüncesiyle sarımsak eklemeyi es geçtiğimi görünce,bu böyle olmaz deyip,boş bir vaktimde aldım önüme sarımsakları ve hepsini güzelce soyup,attım zeytinyağı dolu kavanozun içerisine.:)
Hem büyük kolaylık,hem de sarımsak aromalı bir kavanoz zeytinyağına sahip olmak tadılası duygu doğrusu.:)
Fakat, çok sarımsak kullanmıyorsanız,fazla soymayıp,azar azar koymanız daha isabetli olacaktır.
Afiyet,şifa olması dileğiyle..