
Susam Ezmeli Çörek
Malzemeler:
- 3 su bardağı un
- Yarım paket yaşmaya
- Yarım çay bardağı sıvı yağ
- 1 su bardağı süt
- 1 yumurta
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 3 tatlı kaşığı toz şeker
- Aldığı kadar su
Bu hafta hediyeler haftası oldu benim için.:)
Neredeyse her gün, her kapıyı açışımda elinde bir paketle bekleyen kargocu buldum karşımda.
İnternetten yaptığım alışverişlerin de bu kargo yoğunluğunda büyük payı var elbet!
Bu ara internet alışverişine takmış durumdayım.
Çoğumuzun üye olduğu alışveriş sitelerini sık sık ziyaret ediyor, her girişimde olmasa da ,aklıma yatan,gözüme hoş gözüküp,ihtiyacım olan! şeyleri alıyorum.
Ama bu işe bir dur demeli,kendimi frenlemeliyim tez elden.
Aksi takdirde,evim,özellikle de elbise dolabım ,lüzumsuz pek çok şeyle tıka basa dolacak ve ben ne giyeceğime karar vermek için uzuun uzun düşünmek zorunda kalacağım!
Lahana turşusu ve perhiz olayını anımsatacak ama, esasen çok hoşnut değilim bu halimden.
İhtiyaç diye diye,eşyaların kölesine haline gelmişliğimden.
”Ne kadar az insan,o kadar huzur” demiş ya biri,ben de ”Ne kadar az eşya o kadar çok huzur”diyorum!
Diyorum demesine de, sanırım lafta bırakıyorum yine..
Bir türlü hayatıma geçiremiyorum, daha azla yetinebilmeyi!
Oysa,sınır koyabilmeli,sınırı aşmamayı öğrenmeliyim.
Zira bu işin ne ucu var ne de bucağı.
En kötüsü de,hiç doymadığın gibi,alışkanlık halini alması ve seni kendine tutsak kılması.
Okudukça,öğrendikçe,mana iklimlerinde gezindikçe özgürleşen ruh,maddeye yöneldikçe kendi içinde esir düşüyor sanki..
Tatminsiz,bitimsiz isteklerin tam ortasında buluyorsun kendini..
Tamam,alayım,giyeyim,gezeyim ama abartmayım,ölçüyü kaçırmayayım..
(Bu nasihati kendime sık sık hatırlatmalıyım..)
Girişim garip oldu farkındayım.
Ama böyle işte..
İlk cümle ile son cümle arasında neleri mevzu edeceğimi ben de bilmiyorum bitirene kadar.
Bazen aklımda çok başka şeyler varken,bir de bakıyorum ortaya bambaşka konular çıkmış.
İçimden geldiği gibi yazıyorum.
Başka türlüsünü yapamam zaten,içimden gelmeyince ne elim gider,ne de beynim bir araya toplayabilir kelimeleri..
Sanırım bu ara bana birinin nasihat etmesi gerekiyormuş, bunu üstlenecek biri çıkmayınca karşıma, kendi kendimin nasihatçisi olmakla görevlendirilmişim.:)
İlginç…
Ama güzel..
İnsanın kendisini sorgulayabilmesi, düşünebilmesi hakikaten güzel.
Düşünceler hemen eyleme dönüşmeyebilir belki, hatta lafta kalma ihtimali yüksek bile olabilir ama, sorgulamak iyidir..
İnsanı tekdüzelikten çekip çevirir, hemen olmaz belki ama,zaman içinde daha olumlu gelişmelere gebe olduğu su götürmez bir gerçektir..
hazırlanışı:
- Karıştırma kabına maya ,şeker ve 1 su bardağı ılık sütü alıp,5-6 dakika bekletiyoruz.
- Mayanın üzerine,sıvı yağ,un,tuz ve yumurta beyazını ekleyerek azar azar su ilave ederek yumuşak bir hamur elde edene kadar yoğuruyoruz.
- 20 dk. dinlendirdiğimiz hamuru 4 eşit parçaya bölüp, her birini merdane ile açabildiğimiz kadar açıp, üzerine susam ezmesi sürüp,kaşıkla pekmez gezdirip en ucundan başlayarak rulo yapıyoruz.
- Rulo yaptığımız hamuru 5 dk. dinlendirip,dilediğimiz genişlikte keserek yağlı kağıt serdiğimiz fırın tepsisine yerleştiriyoruz.
- Üzerine yumurta sarısı sürüp,önceden ısıtılmış 180 derecede üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz.