
Radikal kararlar almıştım ya hani,bunlardan en önemlisi ekmeği hayatımdan çıkartmaktı ve şükür ki başarıyorum..
Artık ne kadar lezzetli olursa olsun, ufaktan tadına bakıp geçiyorum..
Eskidendi o tıka basa yemeler,koca koca parçaları lüpletmeler..
Bir zamanlar iki dilim eksik yese doyamayan,evde ne kadar ekmek olsa da, eşine her telefon görüşmesinde ekmek sipariş eden,markete girince çeşit çeşit ekmeklerden sepette kule yapan ben artık ekmekle aramdaki mesafeyi koruyor, ona yüz vermiyorum..
Şaka gibi aslında..
Bir beni, bir de yediğim ekmeği gören kamera şakası falan yapıldığını sanırdı muhtemelen.:)
Mümkinatı yok kocaman bir ekmeği bitirmeden kalkmazdım sofradan.
Bir dönem ekmek makinesi hediye etmişti annem hiç unutmam.
Normalde makinesi olan insanlar yapılan ekmeği 3-4 gün yerlerken biz günde 2 defa ekmek pişiriyorduk.:)
Daha doğrusu eşim pişiriyordu.;)
Şuan yazarken bile o ekmeklerin kokusu geliyor burnuma..
Sabah uyanınca ,akşam yatmazdan evvel ekmek kokularıyla mest olduğum ve hatta bazen gecenin bir vakti ekmek kokularına uyandığım oluyordu.
Abartmıyorum,gerçekten..
Eşim çok seviyordu ekmek hamuru hazırlayıp makineye koyup seyretmeyi ve sonrasında birlikte yemeyi..
O dönem evin içinde onu kaybetsem ekmek makinesinin başında buluyordum.:)
Cevizlisinden,kekiklisine,zeytinlisinden,üzümlüsüne,aklına gelebilecek her türlü ekmeği yapıyordu..
Sonra baktık ki böyle olmayacak,gittikçe genişlemeye başladık,makineyi verdik anneme kurtulduk.:)
Makine gitti diye,ekmekten vazgeçmedik tabi, yine poşet poşet ekmekler almaya devam ettik.
Hatta komşum birgün kızını göndermiş bana,evdeysem geleceğini haber vermesi için.
Çocuk da bize gelirken,elinde iki poşet ekmekle eşimi görünce, dönmüş hemen geriye ve şöyle söylemiş annesine;
-Anne, Zeliha teyzemlere misafir gelecek herhalde, A. amcam bir sürü ekmek alıp gelmiş..
Yavrucak ne bilsin ,bizim ekmek canavarı bir aile olduğumuzu.:)
Daha sonra komşum bana kim geldi diye sorup da olay ortaya çıkınca çok gülmüştük..
Yıllardır diyet,yürüyüş ve daha neler yapıp formunu korumaya çalışan B. ablam,bizim bu kadar ekmeği yiyip de benim Cin Ali’nin kız versiyonu gibi oluşuma çok şaşırmıştı..
E haksız da sayılmazdı..
İlginçtir, bazen bildiğin ekmeğin üzerine,bildiğin limonu sıkıp yediğim bile olurdu 🙂
O kadar ekmek obur, o kadar fenaydım!
O hallerimi görsen inanamazdın.:)
Gün oldu,devran döndü,baktım yaşım aldı başını gidiyor,artık ufaktan ufaktan vücut genişliyor özetle Zel yaşlanıyor, bu iş büyümeden çözmek lazım dedim ve beynime komut verdim.:)
Detayları daha sonraya bırakıp, ekmeklere döneyim.:)
Benim acilen beynime bir komut da,az ve öz yazmak için göndermem lazım!
Nasıl oluyor hiç bilmiyorum bir başlıyorum bazen-yani çoğu zaman- kendimi tutmasam manas destanını aratmayan destanımsı yazılar çıkacak ortaya. 😉
Ekmeklere döneyim yeniden, şuradaki sofradaki ekmekler bunlar, misafirlerim çok beğendiler..
Özellikle de oğlum içine düştü desem yeridir..
Eskiden olsa yarım tepsiyi pişirdiği an tüketebilitesi olan bense, 1 küçük parçasıyla yetindim,bu yüzden kendimi defalarca tebrik ettim..
Dedim ya beyin önemli..
Seviyorum beni utandırmayan,kararlarımı uygulamamda yardımcı olan beynimi..
ZEYTİN PEYNİRLİ EKMEK
malzemeler:
- 1,5 su bardağı ılık süt
- Yarım paket yaş maya
- 2 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 4 çorba kaşığı zeytinyağı
- Aldığı kadar un
- 350 gr. beyaz peynir
- 4 adet taze soğan
- 1 tutam maydanoz
- 1 tutam dereotu
- 3 çorba kaşığı zeytinyağı
- 8-10 adet doğranmış yeşil zeytin
- Öncelikle ılık sütü yoğurma kabına alıp,şeker ve yaş mayayı üzerine ekleyip iyice çözülene kadar bekletiyoruz.
- Maya iyice çözülünce,zeytinyağı,tuz ve azar azar un ilave ederek yavaş yavaş yoğuruyoruz.
- İyice yoğurduğumuz hamuru yarım saat bekletip iyice kabarmasını bekliyoruz.
- İç malzemesi için, soğanları ,maydanoz ve dereotunu incecik kıyıp,yeşil zeytin ve peynirle karıştırıp üzerine zeytinyağı ekleyip harmanlıyoruz.
- Kabaran hamuru 3 parçaya paylaştırıp,her bir parçayı olabildiğince açıp,pide hamuru gibi uzunlamasına açıp,üzerine hazırladığımız iç malzemeden serpiştiriyoruz.
- Malzemeyi yerleştirip,hamuru rulo yaparak 2 parmak kalınlığında kesip ,yağlı kağıt serili tepsiye yerleştiriyoruz.
- Önceden ısıtılmış fırında üzerleri kızarana kadar pişiriyoruz..
Efendimiz’den bir dua (s.a.v.);
“Allah’ım, hatamı ve cahilliğimi, işimde aşırılığımı ve benden iyi bildiğin şeylerimi bağışla. Allah’ım, ciddimi ve şakamı bağışla, hata en ve kasten yaptıklarımı bağışla.
Bütün bunlar bende vardır.
Allah’ım, yapıp ileriye gönderdiğim ve yapmayıp geriye bıraktığım; açıkladığım ve gizlediğim şeylerimi ve benden daha iyi bildiğin şeylerimi bağışla.
İleriye süren ve geriye bırakan Sensin. Sen her şeye kadirsin.” (Buharî-Müslim)
Dua ve muhabbetle…