
Antep–Urfa seyahati dönüşü Adana’da yemek molası verip, Adana’nın meşhur kebabını yerinde yeme bahtiyarlığına eriştik.
Fotoğraf makinemin şarzı bittiğinden o nefis lezzeti fotoğraflayıp,uzun yıllar saklama şansımı kaybettim ancak,tadını,lezzetini unutmam neredeyse imkansız.
Bizim buralarda,pek çok yerde Adana kebap yemek mümkün!
O gün Adana’da o kebabı tatmamış olsaydım,yediklerimin Adana olduğunu sanmaya devam edebilirdim!
Eti nasıl bir et idiyse,nasıl pişirilmiş ve içerisine ne eklenmişse (ve bünyem ne kadar acıkıp,2 porsiyonla doymayacak bir hale gelmişse!) o kadar lezzetli geldi ki bana, sanki o güne kadar yediklerim kebap değilmiş gibi bir his oluştu.
El lezzeti midir,yoksa meslek sırrı mıdır veyahut ortam farkı mıdır çözemedim vesselam!
Bugün yine kebap konusu açılınca,bir süre önce yaptığım ( Yaptığımı sandığım demek daha uygun sanki) Adana Kebabı paylaşmak istedim.:)
Canımız isteyince Adana’ya gitme lüksüne sahip değilsek,biz de o lüksü ayağımıza getiririz,nitekim getiriyoruz da.:)
Bu tarz yemeklerin adı,beni hep ürkütmüştür ancak,gördüm ki korkulacak hiç bir şey yok!
Yapması oldukça pratik,yemesi de bir o kadar zevkli.
Denemeyenler deneyip,tecrübe edenler tez vakitte tekrar pişirmeli.:)
Malzemeler
- 600 gram orta yağlı kıyma
- 1 tane kuru soğan
- 1 tatlı kaşığı tuz
- 1 çorba kaşığı pul biber
Hazırlanması:
- Kıymayı karıştırma kabına alıp,üzerine soğanı rendeleyin.
- Tuzu ve biberi ekleyip,10 dakika kadar yoğurup en az yarım saat dolapta bekletip,yumurtadan büyükçe parçalar kopartıp şişleri kaplayacak şekilde yerleştirin.
- Şişleri yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirip,fırının ızgara ayarında üzerleri kızarana kadar pişirin.