Pembeli Kahvaltı Sofram :)

Bu kahvaltı sofrasının üzerinden haftalar hatta aylar geçti. Günler öyle hızlı akıp gidiyor ki, bu hıza yetişemiyorum çoğu zaman.
Çevremdeki herkesin de bu durumdan yakındığını görüyorum.Hepimiz zamanı yetirememekten şikayetçiyiz.
Hayatımızı kolaylaştıran onlarca şey varken, kendimize daha çok vakit ayırmamız gerekirken,sürekli bir koşturmaca içerisinde olmamızı ve bu koşturmacada kendimizi ihmal ediyor olduğumuz gerçeğini anlamakta zorlanıyorum.
Çamaşırını kendi yıkayan,tarlada çalışan,en az 3-4 çocuğa bakan,eşiyle de ilgilenmek zorunda olan kadınların hala var olduğunu düşündükçe de biraz utanıyorum aslında.
Sanırım benim en büyük sıkıntım (Aslında çoğumuzun) sosyal medyayı doğru kullanamıyor olmam. Öyle ki, bir facede,instagramda gezinirken saatler geçiyor ve farkına varmıyorum.
Kitap okumayalı uzun zaman oldu. Bunun farkındayım ve büyük bir vicdan azabı duyuyorum.Bunu bastırmak için yeni kitaplar alıyor,sipariş veriyor büyük bir hevesle okumaya başlıyorum fakat maksimum 20 dakika sonra,telefona bakmazsam önümdeki sayfalara da adapte olamıyorum.
Bunu ilk defa bu kadar net bir şekilde ifade ediyor ve okuyup kendimden utanmam için,ayrıca da benim gibi olan varsa okuyup durup düşünür maksadıyla yazıyorum.:)
Hayat sosyal medyada heba edilmeyecek kadar değerli aslında.
Ufacık şeylerden büyük mutluluk duyan biri olarak,uzun yürüyüşlerimi,dağ-bayır gezişlerimi,bir kitaba yapışıp saatlerce okuduğum ve mutlu anlarımı özlediğimi duyumsuyorum.
Yapılacak şeyi de biliyorum tabii.
Şu sofra muhabbetinin üzerine,daha biraz önce gelen kitaplarımdan birini alıp,telefonu,bilgisayarı kapatıp en az bir saatimi özel kılmalıyım.
Umarım kitaplar sarar da, 10 dk. sonra kendimi sosyal medyanın kucağında bulmam. 😉
Vee, benim ince patlıcanlarla hazırlamaktan büyük keyif aldığım özel yemeğim.;)
Her yerde olmayan ,bizim buraların ince patlıcanları müthiş lezzetli bir şey.
Normal patlıcanı közlemeden veya kızartmadan yemek neredeyse imkansızken (Benim için) bu patlıcanı ister kavuruyorum,ister domates soslu yapıyorum,böreklere koyup,istersem tavada hafif çevirip yoğurtluyorum.
Her türlü on numara lezzetli oluyor.
Muhtemel ki,bu patlıcandan herkes bulamayacak ve yine muhtemel ki ben de kış aylarında hasret kalacağım fakat,normal patlıcanı da minik dilimleyerek bu çok pratik ve nefis tarifi hazırlayabiliriz.
Sebzeli Patlıcan Sote Tarif
Malzemeler:
- 2 adet ince uzun patlıcan
- 1 adet olgun domates
- 2 adet sivri biber
- 1 adet kuru soğan
- 2 adet havuç (Orta boy)
- 3 diş sarımsak
- 2 çorba kaşığı zeytinyağ
- 1 tutam tuz
hazırlanışı:
- Tüm sebzeleri yıkayın.
- Havuç ve patlıcanları yuvarlak dilimleyin. (Normal patlıcanı küp küp doğrayın.)
- Biber ve sarımsakları da uygun olacak şekilde doğrayın.
- Tavaya zeytinyağ alıp, tüm sebzeleri üzerine alıp orta ateşte kavurun.
- Sebzeler pişmeye yüz tutunca ince doğranmış domates ve tuzunu ekleyip ocağı kısın ve kapağını kapatıp pişmeye bırakın.
- Sıcak veya ılık servis yapabilirsiniz.
Vaktim olduğu zaman özenerek kahvaltı hazırlamak hoşuma gidiyor. Zaten hafta içi evden apar topar çıktığımız için,kahvaltı olayımız olmuyor.
Sanılanın aksine, blogger evinde her gün böyle sofralar kurulmuyor. 😉
Eşimin tercihi bir elmadan yana olurken,ben 1 bardak süt ile başlıyorum güne.
Bu hafif başlangıcı da seviyorum vesselam.
Kahvaltının, ama güzel bi kahvaltının mutlulukla gerçekten ilgisi var galiba.. 🙂
Bunlar da tam yanacaklarken kıl payı kurtardığım gül böreklerim. 😉
1 adet yufkayı su ve yağ karışımı ile ıslatıp,4 parçaya kesip,içerisine peynirli veya kıymalı karışım koyup gül şeklinde sarıyoruz.
Yağlı kağıt serili tepsiye alıp,yumurta sarısı ve 1 yemek kaşığı kadar sıvı yağı ekleyip böreklerin üzerine sürüp susam serpiyoruz ve 200 derecede iyice kızartıyoruz.
Güzel bir kahvaltı hazırlamak hiç de zor değil aslında.. 😉
Her an’ımızın hakkını vererek yaşayabilmek dileğiyle.. 🙂
Sevgiyle kalın..Sevgi de sizinle ;










Sade ve ayni zamanda şık bir sofra. Çok beyendim . Sevgiler ))
Teşekkür ederimm.:)
Ben sofrayı zengin göstermek adına özellikle kahvaltılarda dolapta ne varsa sofraya yığılmasından hiç hoşlanmıyorum. Neticede yenilenler yine aynı oluyor sadece gereksiz göz yoruyor ve hareket alanı bırakmıyor insana. Sizin sofralarınız her zaman çok zarif oluyor, tadlar birbiri ile uyumlu, gereksiz kalabalık yok. Bu arada arkadaki manzara çok göz alıcı, ormanın içinde mi yaşıyorsunuz kuzum? Benim hatırladığım Antalya’nın merkezi bu kadar yeşil değildi.
Eskiden ben de fazla kalabalık sofralar hazırlıyordum 🙂 Artık yolumu buldum,size sonuna kadar katılıyorum.Burası Antalya merkez değil,portakalı ile ünlü ilçelerinden birisi.;) Balkonum portakal bahçesine bakıyor.:)
sa ben sizi surekli ve gunluk takip ediyorum dun sizin kahvalti takimizini aldim anneme ama bugun sofra kurduk cok sik masamiz oldu cok guzel bir siteniz var hayranim size masallah sizdzn birRICAM OLaecakti cay bardak altlarini nerde aldiniz cevaplarsaniz sevinirim belcikadan zeynep aeo
Merhaba Zeynep hoş geldin 🙂 Anneciğin güle güle kullansın takımını inşAllah.Bardak altları aslında fincan altı,teyzemin hediyesiydi canım.:)