Bir Pazar Kahvaltısı ve Nefis Domates Sosu

Başlığı yazınca aklıma bir zamanlar takip ettiğim ”Bir İstanbul Masalı” adlı dizi geldi.(İnsan beyni cidden garip,nereden neyin çağrışım yapacağı belli olmuyor.)
Kahvaltı ve dizi arasındaki ilgisizliğin farkındayım lakin, beynimde 3-5 dakika içerisinde öyle şeyler deveran etti ki,yazmasam o kadar düşünceye haksızlık olurdu.
Şöyle ki, ilk olarak bu diziyi anımsayınca, bir hafta sonrayı iple çekişim,neler olacağını heyecanla bekleyişimi düşünüp, sanki neden vaktimi ona harcadım ki deyip hayıflanmaya yeltendim.
Henüz hayıflanma moduna yeni girmişken,diğer yandan (Artık iç ses midir,yoksa beyinden gelen bir ses midir bilemiyorum.) geçmişte olan bir şeye hayıflanmak yerine, bundan sonra vaktini daha kaliteli değerlendirmeyi deneyebilirsin diyen görünmez hissiyatla duraksayıp,ona hak verdim.
İnsan bu, her an önemli şeyler yapmak,her an mükemmel olmak zorunda değil zira.Amaç mutlu olmak, amaç kaliteli yaşamaksa eğer, ufak mutluluklardan kendimize güzel bir yaşam inşa edebiliriz.
O zaman beni bu mutlu etmişse, heyecan duymama sebepse,neden şimdi pişmanlık duyayım ki? Ve eğer duyuyorsam da,neden hala üzerinde durayım ki?
Eğer bu şekilde olursa,yarın da bugün yaptıklarım için pişmanlık duyabilir, hayatımı vah-tüh’lerle doldurarak kendime en büyük kötülüğü yapabilirim.
İşte bu yüzden,her ne olursa olsun,geriye dönüp hayıflanmak yerine şimdinin tadına varmalı.
Hayat kısa,hayat akıyor ve elimizde olan sadece şuan..
O zaman dünün pişmanlıkları,yarının kaygılarını bir kenara bırakıp şimdiye odaklanıp,içimizden ne geliyorsa onu yapıyoruz.
Yani an’ı yaşıyor ve ufak mutluluklar topluyoruz ki,yaşamın anlamı olsun. 🙂
Beynimdekileri ne kadar yansıtabildim bilemiyorum ama bu gel-gitleri yaşadığım çok oluyor. Zaman yetiremedikçe,zamanın önüne geçemedikçe, ”Şöyle olmasa böyle olurdu” gibilerinden anlamsız hesaplar içerisine giriyor ve elimdekini de kaybediyorum.
30 yaşıma sayılı günler kalmışken,bu konuyu ilk defa bu kadar ciddi bir şekilde irdeliyorum ve (Bunu tam da şuan yapıyorum,hem irdeliyor hem yazıyorum.;) Büyük iş yapıyorum vesselam ) eğer bir aksilik olmazsa,bundan sonrası için,aldığım ,verebildiğim her nefesin kıymetini bilerek yaşamam gerektiğini söylüyorum kendime.
Başarabileceğimi umuyorum. 😉
Pazar kahvaltısına dönecek olursam, baharın tüm ışıltısıyla kendisini gösterdiği günler yaşadık haftasonu.
Erkencikten yüzünü gösteren güneşin sıcaklığıyla yataktan fırlayıp kendimizi dağlara bayırlara attık. Bolca enerji depolayıp, kainatı bu kadar güzel yaratan ve bizi de tüm bu güzellikleri hissedecek şekilde donatan Rabbimize sonsuz teşekkürler ettik.
Sonra da eve gelip,oğlumla birlikte güzel bir kahvaltı hazırladık.
Oğlumun mutfağa girmesinde Emsan’ın birbirinden şeker tencere setinin payı oldukça büyüktü.;)
Minnak tavayı alıp ocağa koydu,dilimlediği sucukları dizip,yumurtaları kırdı ve başında durup pişmesini beklerken pek bi heyecanlıydı.:)
O tavada sucuk pişirme heyecanı yaşarken,ben de ufak detaylar peşindeydim. 😉
Çocuklar için yapılabilecek en güzel şeylerden birisi patates kızartması.Ben fırında yaparak hem sağlıklı olmasını sağlıyor,hem de hazırladığım sosla lezzetine lezzet katıyorum. 🙂
İlk defa sadece sarımsak kullanarak hazırladığım bu sosu çok sevdim,tavsiye ederim.;)
Sarımsaklı Domates Sos Tarifi
Malzemeler;
- 4 diş sarımsak ( büyük değillerdi )
- 3 adet irice Olgun domates
- 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi
- 1 tatlı kaşığı toz şeker
- 1 tatlı kaşığı toz biber
- Damak tadımıza göre tuz
- 4-5 dal taze nane
- 3 çorba kaşığı sıvı yağ
Daha önce buradaki soframda paylaştığım soframda bu şekli nasıl verdiğime dair epey soru gelmişti.Şimdi bu şekli veren materyali paylaşayım dedim.:) Kendisini pazardan 5 tl’ye aldım.Semt pazarlarında bulabileceğinizi düşünüyorum. 🙂
HAZIRLANIŞI;
1- Sarımsakları incelik doğrayın ve sos tenceresine alın .Ben Emsan’ın minnak tenceresini kullandım.
2-Yağı ekleyip hafif kavurun ve toz biberi ilave edip karıştırın.
3-Toz biber yanmadan rendelenmiş domatesi ekleyin.
4-Bu esnada toz şeker ve sirkeyi ekleyip koyu bir sos olana kadar pişirip tuzunu ekleyin.
5-Ocaktan alınca ince kıyılmış naneleri ilave edip karıştırın ve kızarmış patateslerin üzerine gezdirip servis yapın.
Daima sevgi dolu,daima huzurlu ve rengarenk günlere ulaşmak dileğiyle..











merhaba Zeliha hnm itiraf etmeliyimki ben resmen tariflerinizin ve görsellerinizin hastasıyım 🙂
Merhabalar 🙂 Çok teşekkür ederimm 🙂
Merhabalar… Abla nasılsın((hanım demedim sakıncası yoksa abla demek isterim ))senin şu emsandan aldığın tas tencere tava vs ben göremedim ya nereden bakabilirim acaba hergün takibimdesin kocaman mCx
Merhaba canım,teşekkür ederim sen de iyisin inşAllah 🙂 Nasıl istiyoran öyle hitap edebilirsin 😉 Öğrenip bilgi vericem sana.
İlgin için teşekkürler:)
Rica ederim 🙂
Hayırlı akşamlar ablacım nasılsın .. Tencereleri öğrenip bilgi verecektin ögrenebildin mi acaba:P
Merhaba canım,teşekkür ederim sen de iyisin inşAllah. Sordum evet henüz satışa sunulmamış,ama sunulacak 🙂
Teşekkürler…
bitiyorum senin şu mutfak ürünlerine
mCx.. :):)
:))
Face de dolaşırken başka bir tarifinize denk gelip oradan da bura ya geldim 🙂 samimane anlatımınız bana çok sıcak geldi , belki aklınızdan geçenler benimde aklımdan geçtiği için düşüncelerime tercüman olmanız daha bir hoşuma gitti 😉 tarifiniz çok güzel denemek istiyorum mutlaka , bende buna benzer bir domates sosu yapıyorum ve kekik ilave ediyorum ve eğer dağdan toplanmış doğal kekik olursa çok güzel ve taze bir aroması ve kokusu oluyor . belki sizde deneyebilirsiniz .. güzel tarifleriniz ve güzel samimi sıcak anlatimlarınız için teşekkürler .. Allah razı olsun ve işleriniz hep yolunda başarılarınız daim olsun . sevgiler:)
Hoş geldiniz Nilgün Hanım 🙂 Hoşluklar getirdiniz.Çok teşekkür ederim güzel sözleriniz için.Dağ kekiğini bilirim, koymamam eksiklik olmuş doğrusu,ben de çok severim.Hatırlatmanız için çok teşekkür ederim.Rabbim hepimizden razı olsun inşAllah..Sevgilerimle..