
Bu yıl yaz boyu sınavlarım olduğu için çok fazla misafir ağırlama imkanım olmadı.
Öğrenci moduna girdiğim için de, daha önceden hazırladığım sofralara bakınca ”Bunları gerçekten ben mi hazırlamışım?” demekten alamadım kendimi.
Mutfak gerçekten baştan savılacak bir mekan değil benim için.Kafam ne kadar rahatsa,mutfakta da o kadar rahat oluyorum.
Bu yüzden,sınavlarımın tamamen bitip,rahat kafayla mutfağa girebileceğim günleri dört gözle bekliyorum.
Yaz kış fark etmeksizin soframda eksik etmediğim ve herkesin çok beğenerek içtiği,bizim buraların meşhur tavuk suyuna çorbası.
Dondurucuda yaprak sarması varsa,işte o zaman sofra hazırlamak bir nebze daha kolaylaşıyor.
Hem özel,hem de kimsenin hayır diyemeyeceği bir menü varsa,gerisini hazırlamak çok basit geliyor..
Başlıkta belirttiğim üzere,yaz sofralarını hafif tutmakta fayda var. Aylardan Ramazan-ı şerif,sofraya oturanlar oruç olunca,genelde su en çok rağbet gören yegane yiyecek ve içecek yerine geçiyor.
Bu yüzden abartılı bir menü hazırlayıp,boş yere israf etmemek gerekiyor.
İnsanı yormadan çabucak hazırlanan ve herkesin beğeneceği garanti olan tariflerin başında köfte geliyor.
Kıbrıs köftesi şeklinde yani patatesli hazırlayınca,kolaylık ve lezzetine hafifliği de ekleniyor ve bu yemekle nefis bir yaz menüsü oluşabiliyor.
Yaprak sarması candır. 🙂
Görüldüğü üzere son derece hafif ve pratik tariflerle hoş bir sofra hazırlamak gayet mümkün. 🙂
Salata olarak,klasik marul salatası yaptım ve semizotunu yıkayıp,üzerine yoğurt gezdirip pul biber serpiştirdim.
Çok hafif ve renkli iki adet salatam olmuş oldu.
Bol vaktim olmadığı zamanlarda yaptığım klasik nohutlu pilavım bu araların en gözdelerinden.
Tane tane pilavın püf noktaları ve nohutlu pilav tarifine buradan ulaşabilirsiniz.
Sağlık,huzur ve bereket dolu nice güzel Ramazanlara ulaşmak ümidiyle..