Saatte Kalite ; Cortebert

Hiç unutmuyorum, 3. sınıftayım.. Kendimce büyük hayallerim var..
Bunlardan birisi de bir saatim olması.. Aslında alınamayacak şey değil lakin, nedense o güne kadar bir saatim olmamıştı.
Babama saat istediğimi söylediğim zaman ”Karne gelince bakalım.” dedi. Karnenin güzel geleceği malumuydu ya,yine de istediğim an almak yerine, başarının ardından gelen bir ödül olarak alınmasının daha anlamlı olacağını düşünmüştü demek ki..
Yarıyıl tatili geldi,karneler verildi.. Ve ben sevinçle eve koştuğum zaman babam henüz gelmemişti.
İstiyordum ki, biran önce babam gelsin,karnemi görsün ve bana saat alsın.
Aradan çok geçmedi,babam eve geldi, karneme usulünden bakıp ceketinin cebinden bir poşet çıkarıp bana uzattı.
Babam,karnemin iyi olacağından emin olduğundan olsa gerek karneyi görmeden bana saat almıştı.. 🙂
O siyah kordonu olan ufacık saat beni çok mutlu etmiş,çocukluğuma dair unutamayacağım hatıralardan biri olarak anı veri bankamdaki yerini alacaktı. 🙂
Her şeyin ilkinin farklı olmasının,özel olmasının izahı gibiydi o basit, ama beni çok mutlu eden o ilk saatim.
Sonra da saat sevgim hiç bitmedi,hatta artarak devam etti. Fakat o ilk saatin verdiği heyecan çok başkaydı.
Bir dönem,rengarenk saatler aldığım,kıyafetimin rengine göre taktığım, kolumda saat yoksa büyük eksiklik hissettiğim zamanlar oldu.
Ne kadar çok saatim varsa, o kadar iyi hissediyordum desem abartmış olmam doğrusu. 🙂
Tabi bunlar,şuanda da çarşı-pazarda bolca olan, çok cüz-i fiyatlara satılan saatlerdi..
3 gün sonra pilleri biter, pil taktırmaya kalkışmak,saatin yenisini almaktan pahalıya geldiği için ,o saat saat olmaktan çıkar bir aksesuar gibi kolumda durur,saat soran olunca da genelde pili bitik olduğu için rezil olurdum. 🙂
” Aaaa saatimin pili bitmiş!” söylemi de bir yere kadar kurtarıyor,sonrasında adınız saati saat olarak değil,aksesuar olarak takan Zeliha’ya çıkıyor,kimse saat sormuyor, bir an gaflete düşüp yanılıp şaşıp soran olsa nasılsa pili bitiktir deyip sormaktan vazgeçiyordu. 🙂
Bu anlattıklarımı yaşadım ve anladım ki, çok olup işe yaramayan saatlerim olmasındansa adam gibi bir tane saatim olsun,tam olsun!
Ünlü sayılabilecek bir kaç markadan aldığım saat bir süre dayandı lakin,o markanın klasikleşmiş modeli olan ve pek çok kişide gördüğüm saati takmak bir süre sonra sıkıcı gelmeye başladı.
Derken epey süre önce,eşimle kuyumcuya uğradığımız zaman kuyumcu kardeşimizin tavsiyesiyle CORTEBERT saatleri inceleme fırsatımız oldu.
”1790’dan itibaren” yazısı ilk olarak en çok etkilendiğim kısımdı..
Dile kolay! Taa 1790’dan bugüne gelen bir marka!
Her insan özeldir ve kendisine ait olan her şeyin de özel olmasını ister ya..
İşte Cortebert saatleri de, tasarımlarıyla,kalitesiyle kişiye özellik katacak bir marka..
Kendinize veya sevdiklerinize hediye etmek için 3 günlük değil,ömürlük hatıra kalsın düşüncesindeysesiz,tercihinizi Cortebert’ten yana kullanmanız isabet olacaktır. 🙂
Her daim,sağlık ve afiyet dolu günlere..








