
Ne güzel der hz. Mevlana;
” Kardeşim sen düşünceden ibaretsin,geriye kalan et ve kemiksin..
Gül düşünür,gülistan olursun,diken düşünür dikenlik olursun.”
Herşeyin düşüncede başlayıp,düşüncede bittiğini ne de güzel özetlemiş..
İnsanın eylemlerini ve gidişatını şekillendiren düşünceleridir çoğu zaman..
Bizler çoğu kez olumsuzluklara o kadar şartlanıp,odaklanıyoruz ki,yaşanması kaçınılmaz oluyor..
Çok mutlu olsak,herşey yolunda gitse,ardından bir felaket bekliyoruz sanki..
Mutluluğu çok görüyoruz kendimize..Ve bu düşüncelerin sonucunda çok geçmeden birer birer kapıyı çalıyor sıkıntı ve stresler..
Yoğunlaşarak,beklenti içine girerek davetiye göndermiş oluyoruz farkında olmadan..
Fakat yapılması gereken,her halükarda olumlu olanı düşünüp,güzel olana odaklanmak gülü düşünüp gülümseyebilmek hayata,yarınlara..
Bu bakış açısını geliştirebilmek insan için en büyük kazanım olsa gerek..
Olayların güzel taraflarına bakmak,iyi sonuçlar çıkartabilmeyi huy edinmeye çalışmak..
Bir nevi ”Polyannacılık” oynamak..
Hep iyi,en iyi…
İnsan isterse her olayın iyi bir yönünü ortaya çıkartabilecek kadar zeki ve iç dünyasını rengarenk kılabilecek kadar donanımlı bir varlık..
İnsan dışardan gözüken cismi değildir sadece….
İnsan içerisinde hissettikleri ve dışarıya yansıttığıdır,aynı zamanda..
İçi sirke dolu küpten dışarıya bal sızamayacağı gibi,negatif düşünlerle dolu bir beyin taşıyan kişinin eylemlerinde gülistan vücut bulmaz..
O sebeple de,içerisi ne kadar güllük gülistanlıksa kişi o kadar mutlu,umutludur..
Gül toplayan elde her daim gül kokusu kalır misali,güzel düşünen kişiler de,kendileri mutlu oldukları gibi,çevrelerine de bu hoş duyguyu yaşatarak gönüllerde yer ederler..
Aranılan,sevilen,sayılan, herşeyden önemlisi ”insan” gibi insan olarak kişinin ulaşabileceği en yüksek mertebeye ulaşıp öteler de mükafatını muhakkak görürler..
Bugün,yarın ve sonrasında hayata dair mutlulukları en içimizde yaşayıp,etrafa gül kokusu yayan müstesna kişilerden olabilmek adına güzel düşünmeye çağırıyorum öncelikle kendimi ve okuyan herkesi..
Düşünce gücü ile hastalıklara bile çare bulunabildiğine göre,hadi gelin çok daha mutlu yarınlar için herşeyin en iyisini düşünmeye çalışalım..
Hayat bazen karşımıza aşılması zor duvarlar örse de,pozitif düşünceleri pozitif eylemlere dönüştürmeye gayret edip,insanlığını ve hayatını kazanmış kişiler safındaki yerimizi sabitleyelim..
Hemen..Şimdi..Şu dakika..Şu an..
Hayatta insanın en iyi,en yakın dostu önce Yaradan sonra da kendisi..
O zaman,kendimiz için verebileceğimiz en güzel hediyeyi veriyoruz..
Tüm olumsuzlukları,bizim enerjimizi kaybetmemize sebep olan kişi ve olayları çıkartıyoruz aklımızdan..
Onların yerini,olumlu,gül gibi güzel,su gibi duru,masmavi gökyüzü kadar net ve berrak düşüncere yer verip ”Merhaba” diyoruz hayata yeniden..
Gülümseyerek…:)
Böyle hafif ve yapımı kolay tatlıları çok seviyorum.
Daha önce hazırladığım şu tatlılara da göz atmanızda fayda var 😉
Damlasakızlı Kartopu Lokmaları
Sahte Raffaello Tarifi
Malzemeler;
- 250 gr hindistan cevizi
- 3 kaşık pudra şekeri
- Bir kutu krema (200 gr)
- Bir avuç kadar kavrulmuş bütün fındık
Hazırlanışı;
- Hindistan cevizi, krema ve pudra şekerini karıştırma kabına alıp karıştırın. Karışım hamur kıvamını alana kadar yoğurur gibi yapın.
- Eğer cıvık olursa biraz daha Hindistan Cevizi ekleyebilirsiniz.
- Hazırladığınız karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar alıp ortasını hafif bastırıp içine bir fındık koyup kapatın.
- Kapattığınız tatlıyı yuvarlayıp Hindistan cevizine bulayıp minik muffin kaplarına yerleştirin .
- Üzerlerine şekerleme serpiştirip servis yapın..
Afiyet şifa olması dileğiyle..:)