Yepyeni Sofrayla Yeni Haftaya Merhaba :)

En son yayımladığım Fatıma’nın sofrasından sonra bir kez daha gördüm ki, yayın konusu sofra olunca bloga bir akın yaşanıyor.:)
 
Millet olarak  sofraları çok sevdiğimizin bir kanıtı da,blog istatistikleri 🙂
 
Ne zaman ki,bir sofra yayınlasam, o gün reytingler tavan yapıyor.
 
Aman yanlış anlaşılmasın, reyting derdinde falan değilim,ama  sofraların bu kadar rağbet görmesi hoşuma gidiyor.
 
Kendimden biliyorum, üzerinde çeşit çeşit mamaların olduğu sofralar insanı her zaman cezbediyor..
 
Hem fikir veriyor,hem de göz okşuyor..
 
Televizyon izleyen biri değilim ama, arada bi izleyeceğim tutsa mesela ve sofralı bir yer görsem, ordan ötesine geçmek istemem.
 
Yemek programlarını izlemek ne kadar sıkıcı geliyorsa, her şeyin olup bittiği sunum kısımları da o kadar  zevk verir bana..
 
Reklamları izlerken,sofralı olanlarını izlemek de hoşuma gider daima..
 
Fakat, sofra resmi çekmek o kadar kolay değil aslında.
 
Hele ev sahibiysen, misafirler sabırsızlıkla masaya oturmayı beklerken, bilmem kaç açıdan fotoğraf almaya çalışmak hiç kolay değil.
 
Bir de sonrasında yaptıklarının tariflerini vermek, sıraya koymak, ayrıca resimlerini çekmek vs. derken, iki kere iş,iki kere telaş.:)
 
Bu defa renkler çok hoşuma gidince, resimledim ve çektiğim resimleri de beğenince  paylaşayım dedim..

Geçtiğimiz pazar,mutfağa giriyorum diye bir  anons yaptırmadığım kalmıştı ya 😉

Uzunca süre,mutfaktan uzak kalınca korkmuştum açıkçası,ya beceremezsem olmazsa falan diye.

Fakat,korktuğum gibi olmadı, her şey yolunda gitti ve ben  3 farklı  hamur yoğurup,birbirinden nefis üç farklı  çörek pişirdim.

Hepsi de ummadığım kadar güzel olup, beğenildiler.

Soldan birinci tarif,  yiyenlerden ve izleyenlerimden (Tatmadıkları halde:)  tam not alan çemenli çiçek çörekler.

Ortada, haşhaş ezmesini andıran,tahine benzeyen fakat çok başka bir tadı olan susam ezmesi ile hazırladığımrulo çörekler..

Son olarak, uydurma bir tarif olmasına rağmen ,özellikle oğlum tarafından çok beğenilen,zeytin,peynirli  çörekler.

Patates salatası, sofralarımın vazgeçilmezi.

Genelde içeriği aynı olmasına rağmen, allayıp,pullayıp,ufak dokunuşlarla ,farklı suretlerde sunuyorum ve her türlüsünü çok seviyorum.

Aslında sofrayı hazırlarken ,resimlerini çekme niyetinde değildim, yukarıda belirttiğim sebeplerden dolayı,teker teker tarif vermek daha cazip geliyordu ya,şu patates salatasının görüntüsü aklımı çeldi.:)

Daha önce benzerleriniburada , şurada ve oradaki sofralarda yapmıştım.:)) 


Lahana salatası da çok sevdiğim salatalardan biri haline geldi..

Özetle tarifini vermek istiyorum;

BEYAZ LAHANA SALATASI:

6-7 yaprak beyaz lahanayı güzelce yıkayıp incecik doğruyoruz.

4 adet havucu rendeleyip,tavada 4 yemek kaşığı mayonez ile soteliyoruz.

Bir kabın içerisine 2 su bardağı süzme yoğurt alıp,azar azar su ilave ederek kaymak kıvamına gelene kadar eziyoruz.

Üzerine 3 diş sarımsak, 1 tutam dereotu 1 çay bardağı iri dövülmüş ceviz ekleyip,havuç ve beyaz lahanayı da ilave ederek,tabi tuzunu da unutmayarak karıştırıp servis yapıyoruz..

Sofrasına renk katmak isteyen herkesin denemesi tavsiyesiyle..

Bizim evde pasta tarzı tatlılar pek rağbet görmediğinden, misafir geleceği zaman ilk iş,farklı bir tarif denemek üzere kolları sıvıyor,aklımda yer eden tariflere göz atıp sırasıyla denemeye çalışıyorum.:)
 
Daha önce de bahsetmiştim, şu elma güllü tartın güllerini yapmak  beni çok yordu ama, çektiğim resimlerle birlikte tüm yorgunluğum son buldu.
 
Pempiş toplar da piyangodan çıkmış gibi oldu.:)
 
Hiç aklımda yokken,Halenze’de gördüğüm tarifle,suyun kaldırma kuvvetini keşfeden Arşimet kadar heyecanlandım ve bir çırpıda yapıverdim..
Vee çok sevdim:)
 
Sevgiyle kal,sevgi de seninle..

 

Exit mobile version